Çilekeşliği benimsemişti Mehmet Efendi
dünyayı kurtarmadan evvel ,
dünyanın bir ucundaki soluk yüzlü evi kurtaralım gelin ,
sevemediklerimizi sevmeyi deneyelim, gelin,
içimizi kuşatan yoksulluğun askerlerini dağıtalım, gelin
Rükû ve secdenin huzuru arasında
mekik dokuyan bir yolcu gibi;
yeniden doğmaya teşne bir sancıyla kıvranıyorum.
Daha ziyade memleket sevdası...
Aktıkça zaman suların derinliklerinden,
at sırtında serin bozkır gecelerini diyar edinmişim
bir masal ülkesi ki uğruna can vermişim
ey dağlarına denizlerine inandığım memleketim
ufkundan bir sabah parlak güneş gibi doğacak
sonsuz bir cennetin güzelliğini arzuluyorum
Aruz vezni "Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün" kalıbıyla, klasik kaside formuna yakın, mazmunlarla örülü "Ramazannâme" kaleme aldım.
Hoş kadem kıldın yine ey mâh-ı gufran merhaba
Zînet-i vakt-i ibâdet, nûr-ı îmân merhaba
dünyayı değiştirmek için geldi elçi
sellerin kirli akışından
kenara çekmeye geldi insanlığı
alışkanlıkları dönüştürmek için direndi
hey mezarcı
öyle bir yol kaz ki toprağa
cümle ervahın güzergahı olsun
yalnızca mezarların olduğu yerde
gerçekleşsin gidişler
mert gibi olmak
özünde sözünde insan olmaktır
yalan dünyanın sahte görüntüsüne
itibar etmemektir
hak ve hakikati savunmaktır
tek başına
her gün perdeler yeniden açılır çocukluk sonrasına
bütün ışıklar yanar coşkun bir ırmak gibi
şehrin sokaklarında bir işçi kadar yorulur
terk edilmiş oyun alanlarına sınırlar çizer
duvarlar örer burası benim burası senin
meryem sessiz…
meryem suskun
sus meryem
pasif bir susma olmasın susuşun
kim ne söylerse söylesin sen sus
tel örgülerim her seferinde benim yalnızlığımı kanatacak
sınır boyları acıdan mamul alevlerle sarılı
vizesiz ağrılarımın zonklamaları ulaşınca beynimin merkezine
kırılan aynaların her zerresini yazacak kiramen katibin
tüm karanlıklar kayıp anılarımın diline pelesenk olmuşken
zeytuni gök bezminde kalacak sırrı gecelerimin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!