koca bir alemin serabı sensin leyla
siyah zülüflü cemalini alnıma yasla
ıhlamur kokan saçların dalga dalga
dağılsın yüzümde
son küsuftan kalan bulutlar gibi
mavi deyince beyazı geçiriyorduk içimizden
kar deyince erzurumu
biz, memleketini uzaktan sevenler
doğduğu yeri yalnızca türkülerde
limon ağaçları çiçeklenir
yapraklanır şenlenir
en çok da yüreği sızlayan
kanadı kırık serçe
gelir konar limon ağacına
eylül renkli
güz sarısı
içimdeki beldelere düşen
lirik gecelerin öyküsü
ister sürgün et
bu gün pazar
ee..nasılsın bakalım
hala keyifsiz misin
konuşmadın bir kere
alnında belirmiş olan kırışıklığın
daha da derinleşmesinden
kaçamaz insan
başkalarına dokunan acılar ona da dokunur
kaçılmaz olur
başkalarının sevinçleri de sevinci olur
en uzak köşelerdeki
en küçük mutluluklar bulaşır ellerine
Sen yoksan
Hangi ağacın altına saklayayım bu hasreti
Kime anlatayım
İçimde durmadan büyüyen sensizliği
Yoksan sen.
madem ki varız...
öyleyse bilmeliyiz.
sükutun kutlu eli değince elimize
hevesin bin bir rengine müptela hayatlarımız
yüreklerimizde bin bir arzu
madem öyle
dönüşün eşiğine koyduk alnımızı
sesin ipine dizdik nefeslerimizi
soluk soluğa günler geçti
takvim yapraklarında silinip gitti aylar
yavaşladık
ey karşısında vecitli saatler yaşadığım eski dost
ne zaman dertlerime kulak verecek
ne zaman kafamdakilere makes olacaksın
fikirler uçuşan ateş böcekleri misali
onlarcası hafızaya doğru kalkınca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!