senden başka kimim kaldı
simsiyah gözlerinin karasında yapayalnız
uçsuz bucaksız umutlarımıza
hayal kırıklıklarımıza rağmen
kim bilir ne kadar ayrı kalacağız
ey elin kızı
elin oğlu rahat bırakmaz ki adamı
yapma oğlum dedi ırazca kadın
yapma elin delisiynen deli olma
şeytana uyma
ey umarsız umutların cilvesi
diri diri gömeyim diye
bir daha olmasın seninle
buluşma hevesi
ah elisa
bırak da beni gideyim
karanfil kokulu izbelerde
karanfil kokulu gibi tüten nefesimizle
çarpım cetvelinin yanlış çarpımlarında
ilk biz olalım
fena mı,
tahta önünde tek ayak üzerinde
İnsan yüreğinde büyüttüklerini
kelâmıyla mı anlatır daima?
Kelimeler midir her hâlin tercümanı?
Harf harf mi yazılır umutlar, sitemler,
yeni bir günün kızıl şafağı gelsin diye
susasın diye tüllenen her seher sağanağı,
el ayak çekilmiş
alaca karanlıklardan hayal meyal
gözyaşları bırakıp
gidiyorsun
hayat denilen şey evlerin bahçelerinde
kapı önlerinde akıyordu
ninem hastalanıp yatağa düştüğünde
bir ona vefasızlık etmeyen misafirlerine
konu komşusuna
bir de çocuk seslerine tutunmuştu
elindeki bastona yüklemişti
taşımakta zorlandığı
iki soluk arası
araya sığdırılmış
anlatınca kısa ama
yaşayınca
ayağındaki ufak kırığın içine hapsolmuştu
aksi takdirde engin gökyüzü
onun kanatlarının altında olacak
ve istediği dala konacak
dilediği tonda şakıyacaktı
yüreği yanıyordu,
köz düşmüş gibi çıplak duyguları
içindeki isyan savaşını duyabiliyordu
karaltılar geçiyordu
eminenin kara gözlerinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!