bir gün
bir tabak kaldırılacak sofradan
sessiz sedasız
fazladan bir bardak alınacak
önce hava kurudu, sonra çatladı
şeffaf gölgelerimi düşürdüm
çıplak kaldı ruh
pıhtılaştı kan…
sonra titreşti karanlık alelade
sessizliğimizin benliğine yağmurlar düştü
kalbimizin odacıklarına ateşli telaşlar
maviler aktı kimsesizliğimizin maverasına
kıyılarımızın rıhtımına sıcacık dalgalar dokundu
titreyişi bundandı bütün zamanlarımızın
çırpınan bir kalp oluverdik
gergeflere dizili yoksulluklar
birkaç satıra sığmaz ki
geceydi ve yalnızdılar
dertleri yığın yığın
lime lime ayaz
her günü bir tespih tanesi gibi zikrederek
yıldız topladığın gecelere yaz
masalın en trajik yerinde
çatıver iki tel saçı birbirine
Vezni: Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
Ey sâki-i kerem, sun bize aşkın meyinden bir kadeh,
Akl-ı cüz’î terk edip, ruh bulsun aşkınla kemâl.
Her ne var alemde hep senden nişandır ey sanem,
aşkın tek lisanı var dilara
oda seni yaşamaktır
kalp kalbe diz dize nefes nefese
kelimesi yok
cümlesi yok
harfi yok
dizlerimde açık duran bir kitap
okuyorum saatin vuruşunu
bu minvalde
bir yarış kronometresi
garip bir sessizlik çöküyor ortalığa
seninle yaşananlar hüküm sürüyor
içime taze bir bahar gibi giren
köyler, kasabalar, kentler tanıyorum
yüreğime serilen dağların kekik kokularını
üstüme sinen kır çiçeklerini
içime taze bir bahar gibi giren
köyler, kasabalar, kentler tanıyorum
yüreğime serilen dağların kekik kokularını
üstüme sinen kır çiçeklerini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!