Sen yoksan
Hangi ağacın altına saklayayım bu hasreti
Kime anlatayım
İçimde durmadan büyüyen sensizliği
Yoksan sen.
madem ki varız...
öyleyse bilmeliyiz.
sükutun kutlu eli değince elimize
hevesin bin bir rengine müptela hayatlarımız
yüreklerimizde bin bir arzu
madem öyle
dönüşün eşiğine koyduk alnımızı
sesin ipine dizdik nefeslerimizi
soluk soluğa günler geçti
takvim yapraklarında silinip gitti aylar
yavaşladık
ey karşısında vecitli saatler yaşadığım eski dost
ne zaman dertlerime kulak verecek
ne zaman kafamdakilere makes olacaksın
fikirler uçuşan ateş böcekleri misali
onlarcası hafızaya doğru kalkınca
göğün ışıman renginde sessizce
özlemin kızıllığı uçuşmalı gözlerde
saçlarda güneş yalımı
sinede yayılmalı ateş
türküler söylenmeli
yedi baharınca
yokluğun
üzerime kasvetli akşam gibi iner
sessizce
senden kalan anılarla
kana kana içerim seni
duygusal bir şarkı
mevsim sonbahar
zembereği kopmuş gergef bir zaman şimdi
her dem yağmalanırım
beyaz bir sancı karışır
bir isyan yürür damarlarıma
her sabah uyandıktan sonra daima
güneşe bakıyormuş gibi ağır ağır
gözlerimi zorla zapt ederek gezinirim
rastgele görmüş gibi önünde durduğum
bu muhteşem manzarayı
gözlerim kapanıncaya dek
her gece yeni baştan
önce kirletilmiş hecelerle
kapılar açılır birer birer
ürkek ürkek lambalar yanar
kısık nefeste ısısı alınmış ateşler yanar
sokağın ucundaki soluk perdeli evde
çoğu zaman
kaybettiklerimizin idrakine bile varamıyoruz
belki de fark etme yeteneğimizi çoktan saf dışı bırakmışız
kendi irademizle yol yürüyemeyecek hale gelmişiz
kendi içimizde
her nedense,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!