işin içinde
1997’den bu yana yaşanan bir acı var
parçalanmış bir kardeş canı var
sadece insani bir çığlık var
sizin hiç kardeşiniz parçalandı mı?
çuvallarla topladılar mı onu,
alevleri en hücra köşelerini sürekli yakar durur
işkencenin en beterine aralıksız maruzum
sonra yanıp tutuşurum aşkın katmanlarında
sinem darmadağınık ,çilesi derbederlik
düşen çiğ taneleri al al
akıp gider güneşin ışık demetleri ayrı ayrı desenler çizerek
bin bir masala dönüşür melankolik kır çiçekleri
beyaz tüylü bir kartalın sırtında doğar şafak
perçemleri dağılır,ter damlar şakağından
ben şimdi
olağan bir günün içinde
sevgiyi dostluğu arkadaşlığı arıyorum
yaşamın ve insan olabilmenin özelliklerini
insan hiç yenilmez mi
ben zaten hiç güzelliklere kolay varmanın
bir yolu olduğuna inanmam…
ve bir de yenilmeden zafer elde edilebileceğine
insanın hiç yenik düşmeden
sürekli galip gelebileceğine ikna olmam
kim bilir
hangi limana uğramış seyr ü seferlerin
hangi gönül şehrinin gök katlarını hangi renge boyamış
kim bilir
sonsuzluğun içinde
deniz mavisinin akışkanlığında derinlik arayarak
kaf …ha ..ya …ayın…sin…aşkına
siz ey, evvelce kömür karasında yalan
sonra gönül yarasında parlayanlar
siz zambak zambak...
binlerce hu nağmesi gizli her nefeste
saklı lütufların tecellileriyle tüter farklı bir büyü
Allah’a davet eden o ilahi sesler
o mübarek nağmeler her mahalle dağılır
inleyen gönüllerde nurani bir içtenlik
sıcacık demli bir çaydın
lokmalar kopardığım simidimdin
gün doğumuydun
güneşin ilk ışıklarıyla indiği yerde
öylesine bir keyiftin
ölümle amansız vuruşan kahramanlar
kah devasa rüzgarla doldurdular yelkenlerini
kah bir duvar kağıdına çakılı kaldı gözbebekleri
hayalsiz ve emelsiz yaşlanan çiğdemler anlattı
kış gecelerinde yere düşen karların hikayesini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!