soğuktur yüzler aynanın orta noktasında
ölmüş gibi uyur yüreğinin derinlerinde birileri
doğar başka hülyalarda sevinçten titreyerek
sevebilen her ruh kendi bedeninde
her şey yarı gövdelerine kadar kristal
aklımda birkaç duygunun dayanılmaz hafifliği
birkaç düşünce çatırdamak üzere
birkaç kısrak koşuyor içimden leyla çölüne
alıp götürüyorlar düşlerimi
alıp götürüyorlar hayallerimi
minicik bir sinede yandıkça ağlayan tutkular
kaynayan bir yanardağ fokurtusunu andırırlar
saklıdırlar kalbin en derin dehlizlerinde
pişmanlıkla başlar nedamet vakitleri
harap kentlerden beyhude akarlar hayallere
Oysa…
ne kadar çabuk erirmiş karlar meğer,
şimdi daha iyi anlıyorum,
seni.
yağmur altında
sen, en güzel düşlerini beklerken
yağmur başlar ansızın
göklerin gri örtüsü
kabuslar süzülür geceye
çözsem muammasını sonsuzluk rüyasının
dolansa boynuma ışıktan kollar
sihirli elbiselerle girsen göğün mavi kapılarından
açsa esrarını gök perde perde
kaybolan yüzünü görsem göklerde
hem aşk olur
hem hüzün
aşkı olanın hüznü olur
hüznü olanın aşkı
sevdaya duranların sırrıdır gözyaşı
Ya Hu (Muhammesi )
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün
Tecelli eyledi envâr-ı zâtın her yana ya Hu,
Gönül mir’âtına düştü aks-i hüsnün aşikâ ya Hu,
Cihân bir zerredir zıll-i hayâlinde bekâ ya Hu,
kendi öfkende tükettin tüm latif duyguları
çürük yapraklarını kaldırıp at
kırık kaldırımların taşlarını yeniden diz
birkaç ağaç dik yamacına
poyrazı dindirsin
ılıman bir iklime benzetsin seni
hep nafile kürek çekmekten yorgunum
kitap ve sayfaları çileyle yüklü
titrek eller gönül kırılmış
dayanılmaz boyutlarda çağrısı ötelerin
bir gün daha eksilirken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!