sessiz ve durgun sular gibidir hayatın sırrı
derinden akar
görünenin ardında gizlidir hikmeti
derler ki dünya bir penceredir
her uğrayan şöyle bir bakar geçer
her yeni eskir
peki o zaman
ağlamadan
üzülmeden
geçen zamanların olmadı mı hiç
şöyle normal
sevmekten daha kolay ne var
zorlanmadan zahmetsiz yorulmadan
bedeli en karlı alışveriştir sevgi
adını tekrar tekrar söyletir
en sıcak sözlerle
çocuklar gördüm pencerede
yüzlerinde gülücükler
renklerin hiçbiri aynı değildi
manzaradaki aslıyla
yani bulut rengiydi gökyüzü
bir çocuk gibiydi
Bir gül cemresi gibi gönlümüze iniyor
Peygamber sevgisi çeşitleniyor, çiçekleniyor
Peygamber’i hatırlayarak,
Peygamber’in hatırını hayata taşıyarak,
kutlu doğuyoruz hayata
akıyor gün tortusu
yamaçlardan aşağı iz bırakıp
en son yıllardan kalan aralıklardan
damla damla
akıyor gün tortusu
yamaçlardan aşağı iz bırakıp
en son yıllardan kalan aralıklardan
damla damla
çarmıha gerilmiş en saf fikirlerim
her gün yeniktir insan
ya bir doğruyu hak ettiği kadar yapamamış
ya da Rabbin huzurunda bir yanlışa bulaşmış
bazen noksan bir düşünceyi yaparken
bazen kötü bir sözle
bazen de en hafifinden hatalı bir hareketle
kalbimin omuzlarındaki yükü taşımaktan
İçinde boğulmak istediğim bir huzura susadım
geçecek sandım
geçmedi
senelerce
Zifiri karanlıkta nuruna yandığım o,
Gönül sarayımdaki sultanım sen miydin ah ?
Yedi iklim ötesi adını andığım o,
Damarımda dolaşan fermanım sen miydin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!