bugün şubatın on dokuzu
seferberlik var topyekun
tüm müstahkem mevkiler tutulmuş
bir kez daha durum vahim
kış geri döndü
camlar zangırdadı
fikrimi esir aldı bu son kez gidişin
duygumda
idrakimde
her dem sayılarca biriktin ve yollarca uzadın
bundan böyle bir tek sen varsın
bundan böyle bildiğim yalnızca sen
Şiir, aruzun en ahenkli kalıplarından "Mef’ûlü / Fâilâtü / Mefâîlü / Fâilün" ile yazılmıştır. Her mısra bu ritme sadıktır.
Gökten iner bu sofraya nûr-ı Hudâ bugün,
Ruh parlar, işte kalbe doğar bir vefâ bugün.
sevmeyip de ne etsek
hiç sevilmez mi
yokluğuna razı olmayan
gönlüne gönül veren
sevmeyi öğreten
böyle değil elbette
hikayedir aslında giyim kuşam debdebe
niyetidir insanı kıymetli kılan
gönlündeki doğruluktur onu insan yapan
ister çamura bulansın
ister dikene dolansın
sebebi sensin saçlara düşen akların
çilekeş bir yüreği perişan eden acıların sebebi sen
onca günahla kirlenmiş onca isyana rağmen
akan sıcacık gözyaşların sebebi sen
senin eserin damarlarda dolaşan her nebze kan
bir fecri kazıp vakti sabaha koşan nehirlerin
gözlerinden ötelere akacaktır birikmiş zemheri suları
ne bir sacit kalmıştır hasırlarda
ne de kullara mesken olacak taze uykular
kızılca kıyametiyle tepede ışıldayıp duran aya aşk olsun
Bunca kalabalığın ve gürültünün içinde,
yürüyordum.
Yürüdükçe,
önümde koridor gibi yollar açılıyordu,
kimlerin eline değdi
kimlerin ruhundaki sözleri taşırdı kağıtlara
çiviydi, taş duvarlarda
demir uçlarınla kazıdı levhaları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!