kara sevdalara karışıyor
kör geceler
birbirinden gittikçe uzaklaşan zıt kutuplardayım
beraber çağrılıyoruz her defasında
bana seslendiklerinde
sen cevap veriyorsun
senin adını söylediklerinde ben
yine ılık rüzgarlar eser
ikindi vakitleri
yağmurlar yağar
güneşin son kızılından
düşen her damla
kim bilir kaç evvel
sabahın ufku
emzirir gözlerde ki hüznü
kaygıyı
sevinci
sarı solgun yaprakları
rüzgarlara bırakır kendini
içimizde garip oluşumlar
zamana alışamadık elisa
terkisinde karanfil tütsüleri
mutluluk vadeden yollar var önümüzde
büyüsü sarıp sarmalar bizi
mavi çiçeğin açtığı bir sabah vaktiydi
bir ışık yağmurunun içinden akıyordu zaman
altın sarısı gök
kırıldı orta yerinden
bir takım zanlar içindeyim
gözlerim kapalı
fokur fokur beynim kanıyor
fikir kıvrımları arasından
akıyor bir düş damlası
Senden başka hiçbir ilah yok
mislin yok, benzerin yok, ortağın yok
eşitin yok ve zıddın yok
ne çoksun
ne üçsün
ne de iki
kişniyor beyaz atlılar
dört nala koşuyorlar
kırılmış bir gökyüzü adresine
bir kır çiçeğine
zindan taşlarında büyümüş
delikanlıydık
ter atmaya başlamıştı bıyıklarımız
nisan yağmurlarının ıslattığı mevsimlerde
yüreğimiz kamaşırdı milliyetçi fikirlerle
başımız üzeri vardı mavi kelebeklerimiz
hep yeni hayallere dalardı gözlerimiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!