ben yazdığım şiirlerin cahiliyim
bazen aşar beni yazdıklarım
anlatmak istediklerimin ötesinde bir alem
ne yaptığımı nasıl yaşadığımı bilmediğim
bu mevsimlerde en çok
sen tekerrür ediyorsun
gözlerimden düşüyorsun yaz yağmurları gibi
aynı yöne akan iki nehir gibiyiz
şerha…şerha
bugün günlerden perşembe
konu bir türkü
konu bir sevda
elimle yıldız tutarcasına
uçsuz bucaksız gökler
sonsuzluğun koyuluğunda
sen duymuyor musun
sen yorgun ve düşkün
hiç düşünmez misin sen
sıcak insan kanı kadar
gül mevsimi kadar
seller yağmurlar kadar sımsıcak
biliyor musun
tahayyüllü bile ne kadar zordur
ayrılığın
yangınları
fi tarihinden miras bir hastane
epey zamandır inme inmiş gibi kıpırtısız
ne kadar da olanaksız görünüyor
olabildiğince virane
sakin ve sessiz geçti son yıllarım
anladım ki ilk yolculuk
kendi dahilinde olmalı
yakın gözüken menziller
ne kadar uzakmış meğer
nice yürüyüşler bitti
içinde duygularımı barındıran
aşkları
sokaklarda unuttum
bolca sukut bıraktım zamanlarına
bu kentte kayıp
hayallerim
efkarımı dağıtacak,
sen manzaralı bir pencere arıyorum şimdi
uzak dağların ardından
silah sesleri ve ölüm çığlıklarını değil
lodos fırtınası karadenizle boğuşurken
sahile gidip gelirken
azgın koyu mavi dalgalar …
iki gün iki gece
bir eşi de göklere düğümlenirken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!