bilir misin züleyha …
sen beyaz bir çiçek gibiydin
mavi bir ışık gibi hani el değince bozulan ve gölge düşünce küsen...
böyle yazılmıştı alnımıza ilkbahar mevsimleri
goncalar açan ilk akşamları ,en parlak doğan yıldızlarla
soluk soluğa göklere saçtığım öfkelerimden
akasya kokulu çiçekler endamında
aşk tadında
gece yürüyüşlerine çıktığım
anılar biriktirdim
beynimin hasret kıvrımlarına oturmuş
akıp gidiyor ılık bir su
vuruyor öylece sıcacık kalbimin üstüne usul usul
göğsümde yanardağ
dün gece uyanıp sigara içtim karanlık bir sokakta
sonra birden onca yıldan bu yana hiç değişmeyen sen
sen düştün aklıma kaç kez
birde gece-gündüz birbirlerine göz kırpan
galata kulesi ve kızkulesi
denizin sesi
akşamın ışıkları tutunurken tepenin yaban yokuşlarına
saka kuşları göğün renkleri arasından uçup gider
ah birde beni alsalar yanlarına
benimde rengarenk sarı kırmızı mavi hayallerim var
benimde bembeyaz düşlerim var
ne feci bir azap
onu böyle uzaktan seyretmeye mecbur olmam
ne talihsizlik
gönlümde yer tutan bu duyguların
gönül ve zihin dünyamızda
ciddi kırılma noktaları yaşanıyor
söz ile öz
dava ile eylem arasındaki boşluk
çok büyük
tütsüleniyor zaman saatlerin koridorlarında
salise salise beni kovalıyor yelkovan
bir ana imza atıyor gecenin bir yarısı
kirpiklerime bir rüya yükleniyor
bir gül tazeliğinde selamlamak üzere gün seni
kalbine binlerce şafak dokunuyor
gün ışığının parmak uçlarından
bir müjde giyiniyor sokakların çehresi
bir taze nefes olup göğsüne alıyorsun yeni alemi
bir diri bakışla çerçeveliyorsun kaldırımları
gece yarısıydı
bir an vardı
gözümün önünden gitmeyen
bindiğimiz otobüsün arkasından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!