yaşıyorum
o güzel DOĞU ŞEHİRLERİNİN beni sarıp sarmalayışını .
gecelerinde bile doya doya gezinebildiğim benim dediğim sokakları,
ışıl ışıl bir aydınlık yüzü vardı EVLERİN bana gülümseyen
sen DOĞULUMUSUN ? derlerdi de
çal duvar saati
seni onunla tanıştığımız ana ayarlamışım
çal ve anımsat bana tanıştığımız vakti
uzak olsak bile nebi'den
yakınlaşamasak bile o'nun sünnetine
o'nun üzerimize titreyen şefkatini
hak edecek
bir mahcubiyet içinde kalmalıyız
ben bahar mevsimini severim en çok
papatyalar, orkideler, zambaklar gibi
her renkte çiçek, her renkte deniz, her renkte…
özlemini düşürüyorsun gönlüme
adanmış bir zaman gibi rüyalarıma giriyorsun
ben bahar mevsimini severim en çok
papatyalar, orkideler, zambaklar gibi
her renkte çiçek, her renkte deniz, her renkte…
özlemini düşürüyorsun gönlüme
adanmış bir zaman gibi rüyalarıma giriyorsun
kalbin anaforunda
serin yürüyüşlere çıkmak için
düşelim yollara
avuçlarda karanfil
ikindi sevdalarında bir devr-i daim huzuruyla
bütün saatler boş
manasız faydasız uğultulu
cazibesi kalmayan eski kitaplar gibi
kokusuz hazsız rayihasız renksiz
uçsuz bucaksız mesafeler boş
gözde yaş
daha çok acıyoruz
başkasının ağrısını dayanılmaz bulmayı
ondan öğreniyoruz.
evet, insanlığın yaraları var
apaçık yaralar
Klasik divan şiiri geleneğiyle kaleme alınmış genişletilmiş bir gazeldir.
Vezin: Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün (Remel bahrinin en meşhur kalıbı).
Bî-kesim bu dehr içinde, hîç ümîdim kalmadı
Nâr-ı hicran yaktı cânı, tende tâkat kalmadı.
ben bahar mevsimini severim en çok
papatyalar, orkideler, zambaklar gibi
her renkte çiçek, her renkte deniz, her renkte…
özlemini düşürüyorsun gönlüme
adanmış bir zaman gibi rüyalarıma giriyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!