ömrümün bu mevsiminde sana sıkça yazmak
seni sıkça yoklamak isterim evlat
her zaman olmuyor bu
kimi dönemlerde içime çekilmek
hemen her akşam
bana bakan kahverengi gözlerine
her şeyi olduğu gibi söylemeyi denedim
kaç kez
dedim mi
demedim mi
hey sokağın ucundaki kırık camlı evler
hey evleri kuşatan yoksulluk
hey gecenin içinden kayıp savrulan sessizlik
hey kutlu yalnızlıklar
göklerde ayaza kesen karanlıklar
elbet bir çift ölüm de sizin için
bir rüzgarın sesini duyarım, bir de pınarların
gözleri kocaman bir göğüm ben
her akşam gözlerimden billur damlaları dökerim
sevgiler yeşersin diye
ben ki hala kardelenim, menekşeyim
siz hiç nefesinizi tutmayı denediniz mi
kaç saniye kaç dakika
veyahut dalıp da suyun dibine
boğulmamak için nefesinizi tuttunuz mu hiç
birde, ısrarla birinin sizi nefessiz bıraktığını düşünün.
kim bilir kaç kişi şu an nefessiz
kimselerin adım atmadığı
yollara çıkıyorduk
düşmeyesin diye
elini tutan bendim
yürüyorduk
temmuz ayı bitti, bitiyor
üzülerek izliyorum
içten içe seviniyorum ayrıca
mahcup bir sevinçle
susamışım sana şunca yıl
susmuşum bir o kadar
ben hikayenin bu kısmını daha evvel bilmemişim
anılar da yok
gözyaşları da
hiç yaşanmamış anıların arkasından sürüklenen de
ben değilim
gurbetin rutubetli yollarına düştük düşeli
hep isyan doldu içleri boşalan kadehlerin
duygularımı mesafelere serptim boylu boyunca
sevdalarımı hapsedip zindan zindan
özgürlüğümü satın aldılar ilkin
özlemlerimin başlarını koparıp gerdiler çarmıha
Rabbinin rahmetinden ümit kesme sakın
yaptıkların değil seni kurtaracak olan
yaptıklarını da sana veren Allah değil mi
amellerine seni yönlendiren Allah değil mi
ibadetlerin için sana imkan veren Allah değil mi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!