tıpkı ibrahim gibi
ateşi görür gibi
ateşin söndürülmesi için istekte bulunmaz
bilir ki ibrahim’in sınavı olduğu kadar
şehirler ister istemez insafsızca öğütüyor insanı
görüp tanımadan nice güzellikler
saygı sevgi komşuluk sıcak dostluklar
beton yığınları arasına gömülüyor
göğe çıkayım derken boşluğa iniyorsun
Dünyanın tüm gürültüsüne,
yol boyu radyoda tıngırdayan
bağlamanın sesi de karıştı.
Ve duydum sandım,
toprağın ezgisini
hareketsiz kalır düşler
yüreği yaralı güvercin gibi
inzivaya çekilir yarım yamalak birkaç duygu
gece yağmuru zamanları
“benim sadık yarım kara topraktır”
insan ve sadık yarı kara toprak
ikisi birbirlerine hayat bahşeder
ilk önce toprak insana can verir
sonra insan toprağa
baştan aşağıya dolaşır bedenimi bir ürperti
hülyalar çoraklaşır içimde
büyüleyici bir dolunay gecesinde
yorgun düşer umutlarım
günahlar zihnimin yüklenemeyeceği cinsten
bütün adreslerin çoğu yanlış
haziran sonu sabahı bütün sokaklar
bir fırın ağzı gibi insanı kapıyor
çiğniyor, yutuyor
ara yerde bir gölge parçasına
şimdi sonbahar iklimi
uzak tepelerde kar
içimde efkar eriyor
savrulmuş , masa üstünden şiirlerim
kulağımda bir memleket türküsü
dağlarda tepeleme yığılmışken
ise bulanmışken karlar
mor göklerde
başımı buz gibi havalarda unuttum
postallarımı amansız taşkınlarda bıraktım
Allah’tır yer ve göğün sahibi
O’nda bütün yaratılış sırrı
Her feyiz her olgunluk her ümit
Yokluktan hikmetli hayatlar fışkırtır
Evrenin tek tek atomlarını
Allah’tır tüm alemlerin banisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!