tazecik bir güne açtım gözlerimi
güneşin yüzüme vuruşuyla
yeniden doğmuş gibi hissettim kendimi
komşu evlerin
boş sokağın görünüşü bir garip
bir garip duygu çöktü içime
oysa insan da topraktı
bir toz kasırgası
yerden yelpaze biçimi havalanacak
iç içe bir sürü helezonlar çizerek yükselecek
“Hadi evladım artık televizyonu kapat ve yat.”
Bu cümleyi sadece cumartesi akşamları duyardım.
Çünkü diğer akşamlar
en geç dokuz buçukta yatmış olurduk.
bu sabah zihnimde sıralanır heyecanlar silsilesi
kalbimde inceden bir rikkat
çoğu zaman temas etmediğim nice elzem husus
aklımı meşgul eder durur
içim içime sığmaz
öpülecek bir anne eli
Hava birdenbire kararır,
dünyanın rengi solar,
aşılmaz bir sessizlik duvarı çevremizi kuşatır.
Maziyi ayakta tutan o tel mi kopmuştur,
kalbimizde özenle kuruttuğumuz yaprak mı çatırdamıştır,
uzaklarda bizim için dua eden kelebek
şimdi sokaklarda ayak sesleri
bir çıkmaza çağırıyor ayrılık saati
ne çok ölü birikmiş oysa
en çok parmaklarımın ucunda birikmiş kadın figürleri
hepsi kırmızıya boyanmış
şimdi sokaklarda ayak sesleri
bir çıkmaza çağırıyor ayrılık saati
ne çok ölü birikmiş oysa
en çok parmaklarımın ucunda birikmiş kadın figürleri
hepsi kırmızıya boyanmış
şimdi sokaklarda ayak sesleri
bir çıkmaza çağırıyor ayrılık saati
ne çok ölü birikmiş oysa
yılların içinden geçen
kucağında yaşadığı zamanlarda
hep yabancı muamelesi gören
bazen şehirli
bazen envai hakarete uğrayan göçmen çocuğu
sınıfı yok
bir umman ki sevgiler uğuldar derinliklerinde
sevgiler coşar
bir bahçe ki, şevk ile yürünür tarhlarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!