insan
sır gibi saklar yüreğinde her baharı
umut tarlalarını
ekini
boy veren altın sarısı başakları
mevsimi gelince
Enlerin sardığı bu alem;
bahara uyanan bir ağacın ilk çiçeğini verme hevesini bile
fark etmeden geçip gitmemizi kolaylaştırıyor.
Kara leyleğin ak leylekle bir olup uçtuğu
bir alın yazısı bu
var ile yok tarihleri arasında bir sınanma
hani bilinmeyen ellerde
iç içe daireler çizen pergellerin
birbirine ne yakın
bak şunlara
musanın asası karşısında taşlar yumuşamış da
musanın asası karşısında
taşların yumuşadığını gördükleri halde
her açılışında
yeni bir manzarayla karşılar beni
ne uzun süre ilk düzenlediğim haliyle kalır
ne de aradıklarımı hemen bulmama izin verir
vaktim kısıtlı olduğundan
Şiirlerinde kalbi vardır
derler ki kalp atışıyla
alelade ve değersiz bir toprağı azizleştiren şeydir şiir
kalp atışının bir bedende eksikliğidir
yaratılmış her şeyin
şimdi size
derin bir ruhun
bir zaman yontucusunun
bir semenderin içinde yaşadığı o ateşi
anlatacağım
Sabahın ilk ışıklarıyla,
minareden yükselen o aziz ezanla uyandı;
Yıllarca mihrabında durduğu o camiden emekli,
gönlü hâlâ safta.
Bugün on nisan...
Koca şehrin orta yerinde,
Adımlarım o dar sokaklara düşüyor;
Henüz ismini dahi bilmediğim bir özlemin peşinde,
Üsküdar vapurunun yorgun pervaneleri gibi.
gecelerce ağlayan ahenkti
tutulan yastı yağmurca bereketti
tuz kadar mübarek, ekmekçe aziz
su gibi temizdi sevgi
içe düşen deruni sızılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!