Ardımdan sabah akşam yorgunluk topluyorum.
Islak bakışlarıma aldırmadan.
Karlı zamanlara sığamıyorum.
Geri gelmeyen mektuplar gibi
eğer bir gün
düşersem aklın dehlizlerine
gittiğin uzağın benim
ruhundaki hücre odalarına hapsettiğin bir köşeyim aslında
vakitler kilitli …gün kararmak üzere
yine bir harbin başlangıcı
şiddetinden beynim zonkluyor
dehşetinden bedenim zangır zangır
kıyasıya bir dövüş
beni hayrete düşüren soğukkanlılıkları
ne de çok
kara bulut var
güneşin konukluğunu bekleyen
esintinin şehvetinde soluyan
Sevgili kızım
Gözyaşlarının sıcaklığıyla gönlünü Rabbine aç
Kalp bir cehennem kadar hararetli
Pişmanlık duygusuyla için için yanar
Ardından af dile
yok olmayı dilediğimiz zaman
sahi her şeyin yok olacağını mı sanıyoruz
o denli acziyet içerisindeyiz ki
yürüdüğümüz yolun rotasını bile çizemiyoruz
çıktığımız yolculuğun başlangıç noktasını
menzilini ve bitiş çizgisini
hiçbir kuvvet müktedir değil
bana onu asıl çehresinden başka bir çehre ile düşündürmeye
bunca zaman hiç durmadan
önümdeki resmin tam ortasından bana bakan gözleri
tebessüm ederdi hep
gözlerinin içi ışıl ışıl parıldardı
çoğu zaman yürürdü, binmezdi minibüse
belki de,
vereceği üç kuruşu düşünürdü
ılık rüzgarlar esmişti ikindilerde
yaseminler serpiştirilmişti iki gece arasına mavi zamanlardan
savrula savrula büyümüştü buğday başakları
gelen yıldırımdı ,şimşekti, gök gürültüsüydü
yer ile gök birleşince denizdi sisti
her türkü kavgadan ve sevdadan ve acıdan ibaretmiş
doğarken öğrendik
kısık sesle orhan dönerken pikapta
kalın seslerimizle ozan arif söyledik
en yabancı nefesleri kardeşten sayıp
can kulağımızdan el vererek dinledik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!