titriyor ellerim,
titriyor ayaklarım,
titriyorum..
çok hastayım …çok
titriyor ellerim,
titriyor bedenim
titriyorum..
çok hastayım …çok
hastalığım parçalara bölünüp çoğalıyor
yok olmaya yüz tutmuş alaturka hayaller kurmuştum
deniz ve martılar desem de hepsi bir düştü aslında
üşüyen yıldızlardan saçlarına taktığım taçlar .
kelebeklere vurgun gül bahçelerinde
bir ateş yakmıştım mevsimler boyu
Ben Gazzeli bir anneyim
Gazze'de şafak vakti,
Ölüm içimden geçti.
Saldırganın kurşunu içimden geçti.
Ve bir melek oldum.
oysa her şey gözümün önünde cereyan etmişti
ne kadar da safmışım
gün doğmuş, ay batmış, yıldızlar parlamış hiç umursamadım
bazı haller
yalnızlara mahsus bir durum
tabiatı gereği
bizatihi sessizliği de
getirir yanında
televizyonlardan olanları günü gününe izliyoruz
yağmur yoğunluğuyla düşen füzeleri
kaç yıldan fazla çılgınca bombardımanları
zalimlerin yaptığı soykırıma neredeyse çıt yok
oturduğumuz koltuklarda çayımızı yudumlarken
binalar yıkılıyor, köprüler çöküyor koca şehirler enkaza dönmüş
yaşanacak bir tek hayatımız var
yapılması gerekenleri iptal etmeye yetmeyecek kadar kısa
hangi kararın daha iyi olduğunu sınamanın bir anlamı yok
bir daha karşılaşma fırsatı olmadığı için
önceden uyarılmaksızın, rolünü ezberlemeden yaşıyoruz
çocukken hiç atlamadım bir çukurun üstünden
ben çocukken çok çukur vardı
her çocuk denemeden vazgeçmez
ama ben hiç denemedim
denemek isteyip ,istemediğim hiç aklıma da gelmedi
sarar bin bir çeşit sihirli esintiler benliğimizi
cumaların ulvileşen o büyülü tatları
doyumsuz hazların her türlüsü
kalp atışlarımızdan sevinç naraları duyarız
her salisesi sonsuzluğa namzet




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!