akşamdan bir akşama
mahyalar kurulsun gönüllerimize
hücrelerini aydınlatsın ışıklar bir bir
beyaz karanfillerimiz kaldırsın yüzlerini
rayihalar karışsın fecirlere
kalbim
çıkmadan yerinden
bir çocuk fırlıyor içinden
başlıyor zamanın saat kulesine tırmanmaya
dünyanın sıfır derece meridyeni titriyor sanki
önce batıdan çekiliyor bir yana
hareketsiz ve sessiz bütün hastane
karanlık tarafından yutulmuştu sanki
zaman tarafından yutulmak gibi bir şey
sonsuzmuş gibi görünen.
etrafı hayaletler sarmış,
Hayat, inişli çıkışlı bir merdivendir bizler için.
Bir anımız bir anımıza uymuyor.
İmtihan sırrı tecelli etsin diye .
Nefes alıp verdiğimiz sürece her şeye şahit oluyoruz.
Ayaklarımızın yerden kesildiği ,
mutluluklarımız da oluyor,
Bir tutam çiçekle
Güneşi, bulutu, yağmuru tanıdım ilkin
Bir kar yağışında
nasıl üşüdüm, nasıl ısındım
vaktin geçişinin de bir anlamlı olmalı
yoksa o parçalar arasında
anlamsız bir sele kapılıp sürükleniriz
hatırlıyor musun
şehrin en verimli toprağına ektiğimiz gözyaşlarını
birden bine kadar bir iki, üç beş diye sayarak
sayısız vakitlere binerek giden
gökten düşen yıldızların vuslat yolculuğunu
hatırlıyor musun hiç
hani gecede ve gündüzde
hani gençte ve yaşlıda
hani iyide ve kötüde gelir de gelir ya…
bu akşam
dilsiz bir umarsızlık
ne kadar da inanılmaz kılıyor geceyi
yakıcı bir kıskançlıkla
geçerdi gözlerimin önünden bacaların dumanı
tan yerinden hep aynı kızıllık
rüzgar silerdi camdaki parmak izlerini
çiçekler açardı rengarenk pencerelerde
haylaz bir çocuk gibi konuşurdu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!