yollar vardır upuzun
yollar vardır dosdoğru
Hak’ka varır vardırır
yollar vardır karanlık
yollar vardır epeğri
Hak’tan sapar saptırır
Bu manzume, aruzun Mef'ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün kalıbıyla, hikmet (didaktik) tarzında yazılmıştır.
*
Bunca nefes harcadın, kârın ne ki ey can?
dağların güneşe dönük yamaçları
bir çocuk nefesi kadar yumuşak ve güzeldi
sonra, buzullardan bir rüzgar esti
acelesi olan alaca karanlıkla beraber
gri-mor rengini de ardından sürükleyerek
sessizce vadileri, boğazları da kaplayıverdi
yorgunum
günün sonunda
iri ve sağlam gövdeleriyle yükselen
asırlık ağaçlar
koyu ve
Dönüp durduk yıllar boyu mütemadiyen
Akarsular gibi erişince sakin bir denize
Ne eser kaldı o şaşaalı akışımızdan
Ne de o görkemli gürültümüzden
Bir sessizlik vadisinin
sakini olduk şimdi.
kelimelerle anlatamayacağım gibi..
elimden tutmayı bekleyen bir el var sanki bir yerlerde
elinden tutmayı beklediğim
gitmek için heves ederken
gitme dur diyen
bana mühürlü
hiç bilmediği pencere önlerinde
açan rengarenk çiçekler
insanın sevincidir bazen
saksılara dökülen sular
önce onun yüreğini serinletir
Yürüyor bak yalınayak.
Avuçlarına düşen dua, kar taneleri gibi yayılıyor semaya.
Şehir üşüyor.
Üveyikler can veriyor.
Mehmet yağız bir delikanlı
Vatan aşkıyla yanıp tutuşur
Mehmet ülkesini sever
Hem de canından çok
Mehmet duydu ki düşman sarmış dört bir yanı
Duydu ki vatan gidiyor elden
Mehmet yağız bir delikanlı
Vatan aşkıyla yanıp tutuşur
Mehmet ülkesini sever
Hem de canından çok
Mehmet duydu ki düşman sarmış dört bir yanı
Duydu ki vatan gidiyor elden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!