böyle değil elbette
hikayedir aslında giyim kuşam debdebe
niyetidir insanı kıymetli kılan
gönlündeki doğruluktur onu insan yapan
ister çamura bulansın
ister dikene dolansın
sebebi sensin saçlara düşen akların
çilekeş bir yüreği perişan eden acıların sebebi sen
onca günahla kirlenmiş onca isyana rağmen
akan sıcacık gözyaşların sebebi sen
senin eserin damarlarda dolaşan her nebze kan
bir fecri kazıp vakti sabaha koşan nehirlerin
gözlerinden ötelere akacaktır birikmiş zemheri suları
ne bir sacit kalmıştır hasırlarda
ne de kullara mesken olacak taze uykular
kızılca kıyametiyle tepede ışıldayıp duran aya aşk olsun
Bunca kalabalığın ve gürültünün içinde,
yürüyordum.
Yürüdükçe,
önümde koridor gibi yollar açılıyordu,
kimlerin eline değdi
kimlerin ruhundaki sözleri taşırdı kağıtlara
çiviydi, taş duvarlarda
demir uçlarınla kazıdı levhaları
ey yıkık bentlerinden taşra akan hayallerim
ey eski resimlerde yıllanmış hatıralar
ey gurbet yollarında yağı biten kandillerim
damla damla aydınlatıyorsunuz şimdi hazin yüzlü geceleri
başı dik yükselirken birer birer
izzetin şanlı destanı yazılacak
şehit edilen çocukların kanları üzerine
hayat kısır döngülerle çevrili
çocukların oyuncaklarını parçalayacak kadar gaddar
hiçliğin gölgesini giydiren asker hikayeleri yalandır hep
yollarını kaybeden çolpanların
şemdinli de geceleri arayan sayeler de yalan
yalandır rüzgarın buğulu yelelerinde
dünya gurbetinin sessiz çığlığı benim
sınana sınana fırtınaya tutulmuş kalbe
dünya ötesi bir bakış tesellisiyim
kaç kalbe kan diye damladı hayalim
kaç ayrılığın ateşine köz düşürdü terk edilmişliğim
bir ekim sabahı rüzgarı vuruyor yüzüme
şubat ayazlarının girdabındayım
sanki kuzey gibi soğuk
üşümekteyim
üç- dört belki de yedinci mührü yemiş
çuha çiçekleri saklı içimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!