göklerimde yankılanır güneşin gürültüsü
hareler dökülür kurak toprağıma
düşlerimden uyanır kuru buğday taneleri
can olur sıcağı ,her damlası bir nefes
hicretin en gizemlisini yaşarım
boşalır yollarıma yedi renk yağmur
emin ol ki sana,
birbirine sarılıp burulmuş olan
cennette özel bir nehir adadık;
öyle ki,
bütün ırmakları ondan şubelere ayrılır
kurşun vızıltılarına tempo tutarak
ne kaldı en kutsal zaferlerden geriye
acıdan kan ve göz yaşından başka
aynı zamanda öfke ve nefret
tan yeri ağarıp açılmakta olan şafağa yemin olsun
sütun şeklinde uzamış olan aydınlığa ...
birdenbire şuurlara çarpan mutluluğa...
dağlarda ki pınarlara, bulutta ki yağmurlara,
toprakta ki tohumlara yemin olsun
med cezir ortasında kalmış bir kum tanesi gibi
gök sussun yer dinlesin kalplerimizin nazlı çarpışlarını
çeyrek vakitlerden bir lahza bulup
gül yanaklı zamanlara gidelim
kanatlansın ruhumuz yüksek diyarlara doğru
yeni bir yorgunluk dalgası vuruyor gözlerime
herhangi bir şey söyleme hevesini yitiriyorum
bir aşk kokusu yayılıyor odamda
içimde ki özlemler uyanıyor ağır ağır,
içinde düşler ,düşler gerçeklerle karışık
Hıfzımın derinliklerinden akıp gelir
En soylusu mistik derecede aşk atlasından
Aforizmalarına itilmekte ulu orta kutsallarım
Kahir ekseriyeti unutulmuş
Zikir mensuplarından mistik bir ruh taşırlar
gönlüne gül değmişlerin gözünde
ilk defa bahar geliyor
bu bahar ilk bahar
tekrar değil
ilk…
çılgınca bir hayatın aktörü veya figüranlarıyız
benliğimizde müthiş boşluklar oluşturduk
kızıldenizin yarılmasına benzer
izahları pek olmayan mucizeler yaşıyoruz
duygu dünyasından uzak
gölge düşer yere
sadece gölge
aşağıdakiler için lütuftur gölge
böylece gök kubbe altında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!