ve susar
bana güzel bir sabırla sabretmek düştü der
suskunluğuyla mayalar mevsimleri
müjdeli baharlar büyütür acılı göğsünde
insan kalbinin boğuştuğu ölümcül dalgalara karşı
deniz feneri gibi durur
güneş geçirmeyen
yoğun ve gri bir hayal kırıklığı bulutu
dünyanızı karartıyor
çünkü çok öfkelisiniz
kurduğunuz hayallerin saçmalığıyla hesaplaşmamak için
fütursuzca
yine yalnız bir gece daha ve büyükada
yeşilin kucağında heybetle uyuyor
yıllar öncesi medeniyetin kudretini gösteriyor
olanca azametiyle tecessüm ediyor hayalimde
adanın güzelliği ve bir de kadını
zira hayat
gündelik koşuşturmanın debdebeleriyle
üzerimizde birçok kir bırakır
katmanlaşan kir
avuçlarında menekşe mavisi çiçekler açar
aşk kokar zamanın tüm parçacıkları
ay ışığı umutlar indirir öteki göklerden
aydınlık…bir elif miktarı
aşk miktarınca iki yürek
eriyen hayat içinde
her şey sıra dışı
suskun…
titrek güneşin doğuşu
yağmur tanesinin tene serin dokunuşu…
hıncahınç
mendebur saatlerde
gemileri yakmaya hevesli olanlara ithafen
yaktım denizleri
dallara yazmalar bağlamakla,
göğe dilek salmakla olacak iş mi bu hiç?
bir vedanın alaca karanlığı, esmerletir beni
kaf dağına sığmaz ,sellerce sürüklenirim
sürgün şehrin bulvarlarına hasret
ayrılık acılarının istilasındayım
dalga dalga, akın akın…
gece,
pencereyi döven yağmur damlaları
içimdeki narın zihnimde çizdiği resim
gözümün önünden gitmiyor
sözcüklerin vurucu satırları tetikleyip duruyor
bu kısır döngünün kaçıncı evresi
bana gönlünü açan sevgili
ömrümün en güzeli
doğarken sezgilerimden sana olan sevgim
bir masalın düşlerinden azat edilir aşkımız
lal olur umutlarım gönül zindanlarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!