hala yoksun
bir fırtına koptuğu zaman içimde
sinsi bir gölgeye dönen kentin sokaklarından
kaç kere geçtiğimi bir bilsen
buz tutmuş cama yapışan kar tanelerine bakarken
ocak alevinden kaçmış kıvılcım gibi
bitmeyen saatlere of
yine esirim, neticesiz med-cezirlere
aboneyim namütenahi sessizliğe
hiç vakit geçmiyor
buz parçası gibi dağılırım ,darmadağınık
göğe ve gece yıldızına
tan vaktinde sabahı kuşatan güneşe
saf saf duran bulutlar aşkına
adem aşkına…
şuası baştan başa nur,
can nurunun
bilahare faslında maceranın her türlüsü
can kafesinde sevda çilesinin bin bir çeşidi
Geceye karışan yağmur sesleri ritmini kaybettikçe.,
biz sığınalım bir saçak altına, tenimizin sıcaklığına
Üşüyen ellerini cebime sakla sevgilim.,
bak, ıslak saçlarından damlayan su bile içimi yakmaya yetiyor
Sen akşamları iyi bilirsin.
Sana kaç kez gül kokulu, hanımeli renkli
akşamlar hazırladım.
Kendini tekrarlayıp duruyor, dediler,
sen beni boş ver evlat
hokkada bekleyen mürekkebim kurudu
kandilim nicedir yanmaz
Vezni: Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
Ey sâki-i kerem, sun bize aşkın meyinden bir kadeh,
Akl-ı cüz’î terk edip, ruh bulsun aşkınla kemâl.
Her ne var alemde hep senden nişandır ey sanem,
aşkın tek lisanı var dilara
oda seni yaşamaktır
kalp kalbe diz dize nefes nefese
kelimesi yok
cümlesi yok
harfi yok
dizlerimde açık duran bir kitap
okuyorum saatin vuruşunu
bu minvalde
bir yarış kronometresi
garip bir sessizlik çöküyor ortalığa
seninle yaşananlar hüküm sürüyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!