filistin diyorum kudüs diyorum ,
utanıyorum zindana atılan çocuklardan …
ciğerim parçalanıyor gece gündüz
dökülüyor ruhumdan öfkenin bin türlüsü ,sapan taşlarına takılıp fırlatılıyorum
göğsümde yanıp tutuşan kinim var
filistin diyorum kudüs diyorum
utanıyorum zindana atılan çocuklardan …
ciğerim parçalanıyor gece gündüz
haykırışım var
dökülüyor ruhumdan öfkenin bin türlüsü
sapan taşlarına takılıp fırlatılıyorum
filistin diyorum kudüs diyorum
utanıyorum zindana atılan çocuklardan …
ciğerim parçalanıyor gece gündüz
haykırışım var
dökülüyor ruhumdan öfkenin bin türlüsü
sapan taşlarına takılıp fırlatılıyorum
Dağdan endişeyle indi
Adımların ağır sorumluluğu taşırken zorlanıyordu.
Omuzlarındaki emanetin ağırlığı dizlerinde derman bırakmamıştı.
“Yoksa ben mecnun mu oldum?” diye endişelendi
bariz bir cümle daha var
baştan aşağı şubat kokuyor
yaşanılası vakitler sunuyor
gizli sebepler
sırlar ha keza
bir yanda fiilinin farklı anlamları
canı delip geçiyor yine
ruhun eşiğine oturup susuyor
dört yanı dört duvarla çevrili
yalan görüntülerle çoğalıyor aynalara bakarken
hayaller kuruyorum
iyi geceler kızım
iyi geceler yavrum demeni bekleyerek
seninle konuşmak istiyorum
sana doyasıya sarılıp doyasıya öpüp
Oysa olsaydım şu bahçenin kenarında,
görüneydim şu kırmızı yapraklı tarçın ağacının altında,
âh,ne olurdu!
Unutmak, diye bir kelime var
sevdalar kokusunu ayrık otlarının kökünde bırakmış
gökyüzünde görünmez olmuş güneş
artık işi bitmiş ışıklar saçmanın faydası yok
bu gidiş hiç olmadığı kadar yola bağlıyor seni
tam burada ağıtlar yakılmış eskiden bir zamanda
artık sus…
Avuçlarımın içinde İbrahim
Her sabah kutlu yolu düşlerime giriyor
Çiğ düşüyor gül yanaklarından mabedime
Peygamber huzurundan esintiler
Mahsur kalmak sır olmak kadar gizemli
Yeşil gölgeli bir seccadenin derinliklerinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!