kelebekçe örülmüş bir duvar kalır geriye
uçmaya ne gerek var gece-gündüz
açlığa mahkum totaliter bir rejimden
bir çıkış yolu bulunur elbet
dördüncü vites son etap
delilik bedava!
kim ne derse desin
alıp başını dağ başlarına vuran
uzak dağların üzerindeki yalnızlıktan
sessizce tebessüm eden
gün ışıklarıydı
Ben senden öteye adım atamadım.
Artık atmam da…
Ama sana cennetin anahtarlarını bırakıyorum;
her kapısında adımı değil,
uzun, kıvırcık saçlı gördüm düşümde
bir zeytin ağacı gördüm düşümde
badem ağaçlarının kokusunu gördüm düşümde
uzun gecelerin hüznüne aşılanan
seni gördüm düşümde ayşa
kent hayatında sürekli konuşmak mecburiyetindeyiz
sağında solunda bir sürü kalabalık
selamlar...günaydınlar... nasılsın... iyimisin ...
ruhu çöküyor insanın
bu olağan alışkanlıklardan dolayı
ismi konmamış korkular büyütürüm
düşüncelerimi ezer geçer tutkularım
beyhude ilişkilerin gizemine duçarım
umutlarım yıldız yıldız her gece
aydınlatırlar ıssız , perişan en kuytu köşelerimi
biriken yalnızlıkların en nefessiz yerlerini
kendime adadığım bir anlık zaman bile
tek başına benim olmadı…
her anı , her nefesi
sadece isyanların şiddeti ve ön öfkeleri idi
içimde bir yerlerde,
yürek atışlarıyla çoğalan
an geldi
nefeste tazelendi ses.
sözler taze bir yağmur olup düştü .
adımlar farklı,
öfkeler farklı
yeni bir fert
yeni bir kişilik
bir silkelenme ve kendine geliş
yeni bir ben inşa etme yolculuğundayım
benliğimin geçmiş tarafını siliyorum
öyle bir gece
vakitsizce denizde yakamozlar
saatin kaç olduğuna aldırmadan
avare dolaşırken kaldırımlarda
sararan yaprakları söküp alırken
mavzeri sırtında bir eşkıya rüzgar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!