ceplerimde insanlar
ellerim cebimde,
kanıyor parmaklarım
gecenin tam ortası
ne anlamı var ki zamanın
alıp başımı bir yerlere giderim
bir serçe gibi kanatlarıma yüreğimi iliştirip.
sessiz sedasız beni bekleyen
ufka kadar uzanan dağlara bakıp hayallere dalarım
ağaçlarda cıvıldayan kuş sesleriyle
o uzun sessizliklerden ,soluksuz uykulardan
öyle bir an ki...
sağanak halinde
vurulmuş
cebelleşen
rutubetli, soğuk zaman
mekanla kesişiyor bazen.
vakit vuslat vakti baharın ilk saati
gecenin içine kaç yağmur damlası düşer bilmem
adı meçhul kendisi meçhul kaç huzme
yitik anılar toprağına
ne varlığını avutabilir söken şafak
ne de yokluğunu yansıyan ışıklar
sen ufkumda
seni seyrederim bir daha bir kez daha
uzanır içime ince bir sızı
ayrılıktan vuslata
vuslattan hasrete sen yürürsün
senle yürürüm azap mevsimlerine
vakitsiz aşk sarhoşuyum teselli ararım karanlık gecelerde
alır götürür bir yerlere beni vizesiz yürek yangınları
tutkularımın bedenleri siyah renkli bir tül ile örtülür
mecrasından çıkmış saatler kaybolur ıssız caddelerde
gözyaşlarına müstahak bu muammanın yeni bir masalı başlar
bir saat benden uzun,
biraz ince
dalgalı dakikaları bir siluet halinde
geçiyor içimden
içimden, içime ,saniye salise
fonda "oy asiye" türküsü
adam cebinde daşır
senun gibi gelini”
adam gelini nasıl taşır orasını bilemem
ama burası Türkiye
bu kadar belirsizliği taşımaz
yıldızlar gökte
dudaklarında ıslak gülümsemeler
aşk çölünden
aşk dağına durmaksızın
yürürsün
elinde yanan çerağı
ahenkle başlıyor her şey
yaşamdan ölüme yol alıyor
yollar kısalıyor zamanla
kapısız ,duraksız, ihtimalsiz
24 saat
gece ve gündüz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!