hem aşk olur
hem hüzün
aşkı olanın hüznü olur
hüznü olanın aşkı
sevdaya duranların sırrıdır gözyaşı
Ya Hafız, sabır bir tohumdur;
toprağın karanlığında çürür gibi görünürken filizlenir aslında.
Rüzgâr ne kadar sert eserse essin,
kök salar, göğe uzanır o tohum
Ya Hu (Muhammesi )
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün Mefâ’îlün
Tecelli eyledi envâr-ı zâtın her yana ya Hu,
Gönül mir’âtına düştü aks-i hüsnün aşikâ ya Hu,
Cihân bir zerredir zıll-i hayâlinde bekâ ya Hu,
kendi öfkende tükettin tüm latif duyguları
çürük yapraklarını kaldırıp at
kırık kaldırımların taşlarını yeniden diz
birkaç ağaç dik yamacına
poyrazı dindirsin
ılıman bir iklime benzetsin seni
hep nafile kürek çekmekten yorgunum
kitap ve sayfaları çileyle yüklü
titrek eller gönül kırılmış
dayanılmaz boyutlarda çağrısı ötelerin
bir gün daha eksilirken
ben hiç korkmuyorum
o son saatten
en hatırlanmayacak rüyalar
bırak saklı kalsın yastığın altında
şu uzak gezegenin mesela
giriş kapısının üstünde yazılı olmalı
Uzaklaşıyorsun sadece…
Gürültülü kavgaların yerini,
Sessiz bir kabulleniş alıyor.
İçindeki o fırtına dinmiyor ,
bir vuslattır
yüreğinde sevda taşıyanlara
ayrı bir heyecandır
geçmiş zaman
yaşanılan mekan
hayatım boyunca
görmediğim yoğunlukta hadise
bir hafta içerisinde
başıma geliyor belki de
hayatın anlamına dair arayış ihtiyacım
hüsrana uğruyor belli ölçüde
ilk harfinden tanırım yalnızlığı
ilk nefesinden fark ederim kim olduğunu
keyifsiz bir ortamda akşam yemeği yeriz önce
sonra gecesi başlar menzilli ötelere doğru
sevişiriz gecenin bir arka sokağında gizlice




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!