ama ben en çok baharın son günlerini severim
vuslat ninnileri söyler sabaha kadar çoban yıldızı
gece yarısından az sonra hilalin başını dizlerine almış
kaç kez , kaç defa tarar saçlarını
sıyrılıp yükselir sislerden göklere bin bir rüya bin bir hayal
Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen.
gül bahçemin solmayan gülü
gül kokunu özledim
sinemi aşkının sırrına muhatap kılar mısın
hilali olur musun karanlık gecelerimin
sensiz bir odanın boşluğunu nasıl anlatsam
hiçbir şeyin beni avutamadığı bir pazar sabahını
denizde dalgakırandan da boş
boşluğunu bir günün
alıp kalbimi hayatın tam ortasına koyuyorum
dinletiyorum gecenin her anını,
ruhumdaki her acıyı
maziye uğurlanan her vakitten sonra usul usul
öksüz kalmış hilali kucaklıyor avuçlarım
toprağından yeni çıkmış bir buğdayın başı gibi
kimlerin eline değdin
kimlerin ruhundaki sözleri taşırdın
dilden kalbe akıp gittin
bir sır gibi
sırdaşı oldun
hoş geldin anna
bir sabah çok erken uyandıracağım seni
anna…
umutlarımızın renklerini çıkaracağız pencereye
nice zaman
simli aynalarda uykular bölünüyor leyla
yağıyor gecenin son vaktine onca efkar
adanmış özlemler kör kuyularda
sahralara savrulan ayrılıklar bir o kadar
Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen.
serinin yirmi dokuzuncusu
uçsuz bucaksız çöller
Ne anlatırlar?
Evvel zamandan kalma satırlar…
Dünyanın sığ telaşında,
Bir ezan vaktini hatırlatırlar,
gözler hep aynı manzaralara alışınca
sakin bir derviş gibi geçer yıllarım
anladım ki ilk yolculuk içte olmalı
uzak gözüken menziller ne kadar yakınmış meğer
badirelerle dolu ne yürüyüşler bitti
saçlarımda ki beyazlığı hesaba katmazsak eğer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!