yok mu bizde
sağ elime güneşi
sol elime ayı verseniz
bu davamdan vazgeçmem diyen kararlılık
yoksa güç ve iktidara mı talip olurduk
gözlerden uzak gizli konuşalım seninle
umutlarımızı süsleyen hayalleri
buğulu camlarına çizelim
titreyen gönüllerimiz
masmavi bir düşle yükselelim gökyüzüne
parlayıp hiç sönmeyen
yalandır beyaz gecelerde ruhları kamaştıran sihirli kadehler
yalandır bahar ufuklarına tutunmuş pastoral renkler
hiçliğin gölgesini giydiren eşkıya hikayeleri yalandır hep
yollarını kaybeden çolpanların
geceleri arayan sayeleri de yalan
bir güneş ışığı say güzelliği
gönül ve beden camında huzmelenen bir nur de adına
hani akşam olunca çekilip güneşe geri gider ya
hani ışıklar ve hani göz kapanınca kaybolur ya
ışığı da, nuru da camsız görmeye alıştır kendini
yolda kalmamak
yıldız alacası bir dünyada
çaldırdık son şafak yıldızımızı
yerlerde çiçek
göklerde yıldızdı düşlerimiz
ve susar
bana güzel bir sabırla sabretmek düştü der
suskunluğuyla mayalar mevsimleri
müjdeli baharlar büyütür acılı göğsünde
insan kalbinin boğuştuğu ölümcül dalgalara karşı
deniz feneri gibi durur
güneş geçirmeyen
yoğun ve gri bir hayal kırıklığı bulutu
dünyanızı karartıyor
çünkü çok öfkelisiniz
kurduğunuz hayallerin saçmalığıyla hesaplaşmamak için
fütursuzca
yine yalnız bir gece daha ve büyükada
yeşilin kucağında heybetle uyuyor
yıllar öncesi medeniyetin kudretini gösteriyor
olanca azametiyle tecessüm ediyor hayalimde
adanın güzelliği ve bir de kadını
zira hayat
gündelik koşuşturmanın debdebeleriyle
üzerimizde birçok kir bırakır
katmanlaşan kir
avuçlarında menekşe mavisi çiçekler açar
aşk kokar zamanın tüm parçacıkları
ay ışığı umutlar indirir öteki göklerden
aydınlık…bir elif miktarı
aşk miktarınca iki yürek
eriyen hayat içinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!