Günler bu kadar da olmazlara yenisini eklemekle geçiyorken,
giderek daha az şaşırıyoruz zıtlıklara.
Aşırılıklar aşırı bir hazzı;
hızlı, acısız ve de süreksiz önümüze seriyor.
Olağandan uzaklaşıyoruz.
kendime her gün yeni bir hikaye yazıyorum
bazen de yazmadığım için hikayeler karışıyor
kendi yolumda ilerliyorum ama
nereye gittiğimi bilmiyorum
Dur dedi hayat.
Seninle konuşmamız lazım...
Hani derler ya dinlemeyi bilmiyoruz diye.
Çevremizi, doğayı,
insanları ama en çok da kendimizi.
keşke bilebilseydin
bir kelamın değil bir yüreğin sesiydi
bir sancı suretinde
her biri ayrı heyecan
dize dize hayaller
beyit beyit duygulardı
Düşmeden yedi verenlerin nazarı
Dönenceler keyf uykusanda
Eskitir günahını mağrasında her biri
Hikmeti -sebebi kalp ağrısına dönüşür
Acı sızar evliya ambarından
gözüm kapandığında
bilin ki istanbulu düşlüyorum
yıldızlar düşüyordu elimize tutuyorduk
sobamızın kül attığı günlerde
buğusuna vurulmuştuk istanbulun
zaman geçip giderken
geçmişteki yılları bizim de yaşamış olduğumuzu
kolaylıkla unutuyoruz
ne yapacağımızı bilmiyoruz
her bilmeyişin kucağından binbir görüntü
durmaksızın akan sesler
"O bir işin olmasını murad edince, ona ol der, o da hemen oluverir."
evvel ve ahir olan, zahir ve batın olan
ol demesiyle oluveren,yoktan var eden kim
bir bürhan, bir kural bir sisteme sığmayan kim
herşeyden sezilen zahir
bir kırağı vurgunu
geciktirmiş ruhumdaki tohumların filizlenmesini
içime hezeyanlar dolduran uzun hayaller
ilk defa utanmış gibi
yalnızlık anlarında bende belirir sırları
kederli düşler içinde bir parya hayatı yaşatarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!