gerçek suçlunun adını kimseye vermeden
o ayak izlerinin sahibinin
kim olduğunu biliyorum
bu sahilden
bir daha geçmeyi denemeden
aklıma gelen hiçbir şeyi gizlemeden
temmuz ,yaz mevsimine çok yakışır da
ne zaman geleceği pek belli olmaz
vakitlerin kimi uzun
ve hiç bitmeyecekmiş gibi
bir düş mevsimini bölüverir
en ince yerinden
sabah uyanmışım ki gök dalgasız
deniz bulutsuz
esmeyen rüzgarlar doldurmuş yüreğimi
her biri başka melodi
her bir başka hasret
üşüdü en ücrası
taşı toprağı altın bu şehirde
çılgınca bir hayatın aktörü veya figüranlarıyız
benliğimizde müthiş boşluklar oluşturduk
kızıldenizin yarılmasına benzer
izahları pek olmayan mucizeler yaşıyoruz
güneşe and olsun
senden daha kutlu bir faniyi hiç izlemedi
yedi kat arz-ı zemine and olsun
senden daha kıymetli bir hazineyi hiç gizlemedi
nur ile yarılmış olan geceye yemi olsun
zindan bir cehennemdir, cehennemin ismi zindan
kabirler gibi, uykular ölümün kardeşi
sabahleyin evlerinden sevinç içinde çıkanlara
karanlık arkasında aydınlık, darlıktan sonra genişlik yaratana
rahmetinden esen hoş esintilere yemim olsun
saklı bir kentte yığılı en sırlı hatıralar
koca şehrin altında her adem ,zaman da kaybolmuş
yıkık dökük ,beyaz hayaller barındırır
en eski hazineler kapkara bir mahzende
o mahzenin her odasında bir ölüm
içimize aşkı koyan kim
manayı sevgiyi koyan kim
kimin derdi ile düştük dünya yoluna
yol mu eğledi bizi
keşke
diyorum için için
ah keşke
yeni baştan yeniden
yepyeni bir hayatı başlamak için
çoban yıldızını
gülün yoluna diken serilir mi
Dikenler içinde diye gülden vazgeçilir mi
bilemezdi bu ince sırrı
hiç bilemeyecekti
alev yüzlü ebu lehebin karısı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!