ay gibi
arza bağlı semaya asılı nebi
önce lal
dünyanın gürültüsünden el etek çekmiş
keskin bir suskunluk
yeryüzünün ateşli telaşlarını kesen
Nûr-ı irfân bilmeyüp. (Pend-nâme)
Divan şiirinin hikmetli tarzı olan "Hakîmane" üslupla, yine Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün kalıbıyla hazırlanan on iki bentlik Murabba:
Olma nâ-dân ile hem-dem, ilm ü irfân bilmeyüp
Şüphesiz sen kendisiyle aydınlanılan
Nurun ala nursun
Seyyidü’l-Evvabin
Tövbe edenlerin efendisi sensin
Senin üzerine günahın zerresi bile sıçramadı
Zaman, parmaklarımızdan kum gibi süzülürken,
yüreğimizde biriken anıların nostaljik nakışlarıyla can bulur.
Zaman, bir gölge gibi kayıp giden bir şey midir sahiden?
Yoksa köy yollarında bıraktığımız o küçük ayak izlerinde,
dağ yamaçlarına tatlı ürpertiler bırakandır O
içten içe tutuşan uzak şafakların közüne serpilen gecedir O
yumuşacık mehtaplarda suların tenini okşayandır
ümitli yakarışları süt beyaz ışığıyla besleyendir
gecenin siyahını yırtan hilaldir O
o ateş-i sûzan nedir.
Aruz ölçüsünün en akıcı kalıplarından biriyle yazılmıştır:
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün ( – u – – / – u – – / – u – – / – u – )
Bu kalıp, Divan şiirinde hem lirik aşkı hem de ağırbaşlı felsefi konuları işlemek için en çok tercih edilen ritimlerden biridir.
Her şey bir gölge oyunu gibi başladı;
sessiz, derinden ve hileli.
Zamanın kucağında uyuyan hatıralar,
henüz uyanmamış bir fırtınanın habercisiydi.
Kalbim, hiç var olmamış bir geçmişin ağırlığıyla dolarken,
O bir lütf-ı nihandır .( Müsebba)
Vezin: Mef’ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Faûlün
Haktan dökülen katre-i lutfun eseridir,
Âlem yüzünün nuru, güneşten kederidir.
özü ölümdür kimi ocaklarda bir haberin
bir cehennem düşüdür,
dumanı ah ile tüten ,
alev gibi yanan
kalaşnikoflar körpeleri vurunca
çatlamış gibi gölgelere bürünmüştü
adeta üzerlerine üflenen cilalı bir yeşillik
vehmiyle parlıyorlardı her taraf
sanki biraz sonra kainatın çatısı yeniden kurulacak
odalarda yanmıştı sabah ışıkları
bir çok evin kapalı pencereleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!