her gün aynı yolundan geçmemize rağmen
aşkın adresini tarif etmek o kadar zor ki,
kah acıdan soğuk terlerini
kah kahredici titremelerini
gizli güçlerinin bileşenlerini birbirinden ayırıp
dokunabilmek imkansız tutkularına
mendebur saatlerde
gemileri yakmaya hevesli olanlara ithafen
yaktım denizleri
dallara yazmalar bağlamakla,
göğe dilek salmakla olacak iş mi bu hiç?
savurur peşimiz sıra kader
yanmış yanmaktan köz kesilmiş
fersudeleşmiş en nadide aşk duygularını
şişeler içinde bırakılan mektuplar gibi
ebede hiç durmadan akan bir akarsuya bırakır
duygularım tarumar
sevgine muhtacım
duy kalbimin sesini
hep senden bahsediyor eleni
ben hep o bildiğin adresteyim
zamanın yerle yeksan ettiği
aşk dokununca kapanır gönül kafesim ölür mimoza
yağmurlar nisanlara taşısın aşkımın gizemlerini
sokaklar sevdalarımın eşkiyalıklarına gark olsun
sırrı tutulamamış rüyaların girdabından
erguvan kokuları arasında
sana senin şehrini sunardım ellerimle
infilak ederdi sessizliğim
sana söylerdim hayalimdeki seni
çok daha zor olanı
seni sana anlatırdım
yaşanmayan aşklardan bir görümlük hayal kurarım
yetersiz kalırım çoğu kere
var olan her şey aşktan yana
aşktan muzdarip
vaat edilen her esinti dalga boyu her akım
şimdi sana yeni bir serüven vaat ediyorum
git haydi
hayatın tam odağına
her gece hayalini kurduğu hayatın öznesi olmak için
sırra kanat açtı beyaz güvercin
sırlı aynaların aksinde derin düşlerle avutuldu
sonsuzluğun kenetlendiği tahayyül pencerelerinden
zehir zemberek uykulara sızdı
ve dahi bir gece işte
sarı saçların
gül kokun
deniz mavisi gözlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!