İlyas Kaplan Şiirleri - Şair İlyas Kaplan

İlyas Kaplan

ay gibi
arza bağlı semaya asılı nebi
önce lal
dünyanın gürültüsünden el etek çekmiş
keskin bir suskunluk
yeryüzünün ateşli telaşlarını kesen

Devamını Oku
İlyas Kaplan

Nûr-ı irfân bilmeyüp. (Pend-nâme)

Divan şiirinin hikmetli tarzı olan "Hakîmane" üslupla, yine Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün kalıbıyla hazırlanan on iki bentlik Murabba:


Olma nâ-dân ile hem-dem, ilm ü irfân bilmeyüp

Devamını Oku
İlyas Kaplan


Şüphesiz sen kendisiyle aydınlanılan
Nurun ala nursun
Seyyidü’l-Evvabin
Tövbe edenlerin efendisi sensin
Senin üzerine günahın zerresi bile sıçramadı

Devamını Oku
İlyas Kaplan



Zaman, parmaklarımızdan kum gibi süzülürken,
yüreğimizde biriken anıların nostaljik nakışlarıyla can bulur.
Zaman, bir gölge gibi kayıp giden bir şey midir sahiden?
Yoksa köy yollarında bıraktığımız o küçük ayak izlerinde,

Devamını Oku
İlyas Kaplan

dağ yamaçlarına tatlı ürpertiler bırakandır O
içten içe tutuşan uzak şafakların közüne serpilen gecedir O
yumuşacık mehtaplarda suların tenini okşayandır
ümitli yakarışları süt beyaz ışığıyla besleyendir

gecenin siyahını yırtan hilaldir O

Devamını Oku
İlyas Kaplan

o ateş-i sûzan nedir.

Aruz ölçüsünün en akıcı kalıplarından biriyle yazılmıştır:
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün ( – u – – / – u – – / – u – – / – u – )
Bu kalıp, Divan şiirinde hem lirik aşkı hem de ağırbaşlı felsefi konuları işlemek için en çok tercih edilen ritimlerden biridir.

Devamını Oku
İlyas Kaplan


Her şey bir gölge oyunu gibi başladı;
sessiz, derinden ve hileli.
Zamanın kucağında uyuyan hatıralar,
henüz uyanmamış bir fırtınanın habercisiydi.
Kalbim, hiç var olmamış bir geçmişin ağırlığıyla dolarken,

Devamını Oku
İlyas Kaplan

O bir lütf-ı nihandır .( Müsebba)
Vezin: Mef’ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Faûlün


Haktan dökülen katre-i lutfun eseridir,
Âlem yüzünün nuru, güneşten kederidir.

Devamını Oku
İlyas Kaplan

özü ölümdür kimi ocaklarda bir haberin
bir cehennem düşüdür,
dumanı ah ile tüten ,
alev gibi yanan
kalaşnikoflar körpeleri vurunca

Devamını Oku
İlyas Kaplan

çatlamış gibi gölgelere bürünmüştü
adeta üzerlerine üflenen cilalı bir yeşillik
vehmiyle parlıyorlardı her taraf
sanki biraz sonra kainatın çatısı yeniden kurulacak
odalarda yanmıştı sabah ışıkları
bir çok evin kapalı pencereleri

Devamını Oku