yavaşlarken
razı olmak serin gölgelere
beklemeye
sabretmeye
sessiz olunmalı
tüm sırlarım saklı zeytin ağacının gövdesinde
evimin bahçesinde dikili
tüm hayatımın öyküsü
günlerim gecelerim dilim dilim
naralarım çığlıklarım
portakal ağacının gövdesinde
Ben yazdığım şiirlerin cahiliyim
Bazen aşar beni yazdıklarım
Anlatmak istediklerimin ötesinde bir alem
Ne yaptığımı nasıl yaşadığımı bilmediğim
Ben yazdığım şiirlerin malikiyim
göklerimde yankılanır güneşin gürültüsü
hareler dökülür kurak toprağıma
düşlerimden uyanır kuru buğday taneleri
can olur sıcağı ,her damlası bir nefes
hicretin en gizemlisini yaşarım
boşalır yollarıma yedi renk yağmur
emin ol ki sana,
birbirine sarılıp burulmuş olan
cennette özel bir nehir adadık;
öyle ki,
bütün ırmakları ondan şubelere ayrılır
kurşun vızıltılarına tempo tutarak
ne kaldı en kutsal zaferlerden geriye
acıdan kan ve göz yaşından başka
aynı zamanda öfke ve nefret
tan yeri ağarıp açılmakta olan şafağa yemin olsun
sütun şeklinde uzamış olan aydınlığa ...
birdenbire şuurlara çarpan mutluluğa...
dağlarda ki pınarlara, bulutta ki yağmurlara,
toprakta ki tohumlara yemin olsun
Alıp başını gidiyorsun ,
Dünyanın sığlığından ruhun genişliğine iltica ediyorsun.
Hırka yerine taşıdığın o ağır emanet sırtında
Adım adım, ayakların basıyor ama
Ruhun başka bir yolda yürüyor.
Kendine sürgünsün,
med cezir ortasında kalmış bir kum tanesi gibi
gök sussun yer dinlesin kalplerimizin nazlı çarpışlarını
çeyrek vakitlerden bir lahza bulup
gül yanaklı zamanlara gidelim
kanatlansın ruhumuz yüksek diyarlara doğru
Razısın.
Gecenin karanlığından da,
Gündüzün aydınlığından da.
Gelen kederi de, giden sevinci de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!