hatıraların da kendine özgü zamanı vardır
gecenin derinleştiği bir anında ağırlaşırlar
kaybolup zamansızlığa taşınırlar kıpırtısız
akıp giderler her şeyle birlikte
kıvrılıp giden akışlarını izleriz hayıflanarak
ey alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili
ey yüce bir ahlak üzere olan sevgili
ey ümmetine çok düşkün
müminlere karşı çok şefkatli ve merhametli olan sevgili
ey üsve-i hasene
en güzel örnek olan sevgili
içimdeki derdin ,tatlı bir sitemin ifadesi
ruhumun en ince yerinden kopup gelen serzenişler
ne ayrılığa güç yetirebiliyorum
ne de vuslatı umut etmeye
kutsal bir aşk duygusuyla öyle doluyum ki
ağzımı açarsam dünya tutuşacak
Çok küçükken yetim kalmış bir şehit çocuğunun hikayesi bu ...
.
yol büküle büküle ilerlerken
heyecan, korku ve tereddütler düştü zihnimi sırayla
en sevdiğim mevsime denk gelmiştim
ya da kendi kanaatini söyleyiverseydi,
zafer sevinci bu kadar açık olur muydu?
bir mesaj ki
kokuşmuş geleneği yırtan keskinliği
törpülenmiş olmaz mıydı
hiç değişmedim
hep bildiğin benim işte,
ellerimde tütün kokusu,
saçım sakalım hep aynı
hep aynı ben işte
yer o yer ama
ne ben aynı benim
ne sen aynı sen
gerçek o kadar yakındayken
gerçek bulutların arkasında
gerçek baharın ilk çiçeğinin açımında
fani olduğumuz nerden bilinecek
akmazsak bu günden yarına doğru
zaman ,yokluğa meylettiği ölçüde
hayatın olmadığı bir yer düşünmek imkansız
saniyeler tık tık ilerlerken
içimde buz gibi soğuk bir güz barındırır ruhum
yalçın , çıkılmaz bir dağın başında çimen kokulu
bir köle durumuna sokarım düşüncelerimi
basmakalıp harflerin , sözcüklerin
yağmur hızlandı
rüzgar esti
başımda fırtınalar
bir vapur düdüğünü çaldı uzaktan
martılar çığlıklar atarak üstümden geçti
gök zeminini yarıp geçti şimşekler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!