bütün saatler boş
manasız faydasız uğultulu
cazibesi kalmayan eski kitaplar gibi
kokusuz hazsız rayihasız renksiz
uçsuz bucaksız mesafeler boş
gözde yaş
daha çok acıyoruz
başkasının ağrısını dayanılmaz bulmayı
ondan öğreniyoruz.
evet, insanlığın yaraları var
apaçık yaralar
bugün yeniden esiyor rüzgar
çiçekler açıyor gökyüzü
deniz kokuyor
martıların da simit yediği
sarhoş vapurların güverteleri
her dalga gelişinde
ne zaman sarılsam korkularıma
güneşin sıcaklığı içimi üşütür
konuşmaya yeni başlayan bir çocuk gibi
her sabah acılarımı yeniden içmek için
tanımadığım birilerinin yardımına ihtiyaç duyarım
henüz fetö
gerçek yüzünü göstermemiş
henüz 17-25 aralık
emniyet-yargı darbesi yaşanmamıştı
sol çevrelerin organize ettiği gezi isyanına
fetönünde çaktırmadan
kaç gözyaşıdır mahzun kalplerden dökülen
upuzun gecelere
kaç iniltidir pişmanlıkla ateşleri söndüren
kaç yakarıştır kalpten ıstırapla yükselen
kaç gizlemektir sırları gündüzlerden
söyle ki öğrenelim ey nefis
sana geliyorum…
mayıs gecelerini beklerken
kalbim ateşlerden ateşken
aşkını pelesenk eden çatlamış dudaklarım
kısık bir sesle söylerken şarkımızı
rahman süsleyince zamanı rahmet rahmet
ruhumuzla bütünleştirip doldurmuşuz çağlara
kirpiklerine sevinçten inciler konduran annelerce
kanadını alevlerle yakan pervanelerce
gecenin göğsüne yaslı kalbi
serin nefeslerini şeffaf parmak uçları gibi
gezdiriyor boşlukta söz
ateşli suskunluğunda nazlanıyor ümitlerin en tazesi
gözlerinin pervazından sızan
duru bakışlara yağmaya hazırlanıyor göğün mavisi
şehit olmayı göze almalı insan
vakti geldiğinde insan
şehit olmayı göze almalı
mermilere kafa tutabilmeli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!