Benim şu gönlüm
Bir güzelin derdiyle
Ah ile figan ediyor...
Bu öyle bir araf ki,
Ne onunla oluyor
Güneşe bakıp, gülümse,
Var olduğun anımsansın.
Aynalara bakıp, gülümse,
Bırak seni herkes deli sansın,
Yüreklere bakıp, gülümse,
Kitapların korsanı
İnsanların yalanı
Alemlerin sanalı
Dünyanın çivisi çıkmış.
Geri gelir mi bilmem,
Kibir ülkesinin,
Kat ve kat,
Renk renk,
Gurur libasıyla,
Dolaşan padişahı!
Altın kasede,
Hesapsız anlarımızın peşinden,
Israrla ve inatla koşarken biz,
Geride kimsesiz bıraktığımız,
Enkaza çevirdiğimiz yürekler,
Neden unutmak zorunda bırakılır?
Bana yine kar mı gelecek?
Mümkünse beni görmesin.
Bahar gelsin, yaz gelsin.
Gelince benden hiç gitmesin.
Gönül kilidini aklın anahtarıyla açmayalım
Gönlün kapısı hassastır, onu kırmayalım
İçine girdiysek kapıyı yüze kapatmayalım
Akıl anahtarına Allah adıyla sahip çıkalım
Merhameti ve tevazuyu elden bırakmayalım.
İçimde esen ılık meltemlerim,
Sert ve inatçı rüzgarlarla dost.
Kırdığım tüm dalların acıları,
Gelip tam orta yerimde oturur.
Gönül yapmak gönüllerin işi,
Yar gönlüme gönül vermiş
Okuma yazma bilmez iken
Gönül onun ile dile gelmiş.
Yar bana gönlünü bağlamış
Başım göklere değmez iken
Bir gönül yarasıdır,
El halinden anlamaz.
Derdin dostun iken,
Merhem ona vurulmaz.
Gah, düşer kalırsın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!