İçimdeki Eski Takvim Şiiri - Seyrani Göl

Seyrani Göl
986

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

İçimdeki Eski Takvim

Artık hiçbir takvim
beni çocukluğuma götürmüyor.
Yapraklar kopuyor yalnızca,
mevsimler değil.

Ceviz ağacı hâlâ aynı yerde.
Göğü tutan dalları
biraz daha kalın,
biraz daha suskun.
Ben küçüldükçe büyümüş sanki,
ben uzaklaştıkça
kökleri daha derine inmiş.

Bir dalına dokunuyorum.
Kabuklarının arasında
avuç izimi arıyorum.
Oysa zaman,
ağaçlardan hiçbir şey çalmıyor;
yalnız insanın
hatırlama biçimini değiştiriyor.

Üzerinde oturduğum taş
beni benden iyi tanıyor.
Ben yılları sayıyorum,
o bekleyişi.
Sessizliğin de
bir ömrü olduğunu
ilk ondan öğreniyorum.

Rüzgâr dolaşıyor yapraklarında.
Bir an,
annemin sesi değiyor kulağıma.
Tencerenin buharı,
ekmeğin kokusu,
akşamın usul yorgunluğu...
Sonra hepsi
tek bir yaprak gibi
avuçlarımdan kayıyor.

Babamın gölgesi
ikindinin uzayan ışığında
ceviz ağacın dibine düşüyor yine.
Dönüp bakıyorum;
kimse yok.

Eski salıncağın ipleri çürümüş.
Gökyüzü hâlâ aynı gökyüzü,
ama çocukluğum
ona uzanacak kadar hafif değil artık.
İnsan,
en çok büyüdüğünü
ayağını yerden kesemediği gün anlıyor.

Bir serçe konuyor
ceviz ağacının en ince dalına.
Sonra ansızın uçuyor.
Demek ki gitmek,
bazen geride hiçbir iz bırakmadan da
mümkün oluyormuş.

Akşam oluyor.
Gölge uzuyor,
hatıralar da.
İçimdeki çocuk
adımı usulca fısıldıyor.
Dönüyorum,
kimseyi göremiyorum.
Çünkü çocukluk,
sesini saklamayı
bizden daha önce öğreniyor.

hiçbir fotoğraf
eskisi gibi olmayacak.
Hiçbir ev,
ilk sıcaklığını geri bulmayacak.
Ama ceviz ağacı,
her bahar
yeniden yeşererek
şunu söyleyecek bana:

"Kaybolan çocukluk değildir;
onu çağırmayı unutan
insandır."
S.GÖL

Seyrani Göl
Kayıt Tarihi : 19.06.2026 20:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!