Dile gel ey Söğüt, konuş mâziden,
Yedi yüz senedir burada yatan,
Altaylar’dan kopup gelen çığdır bu.
Cümle tekfurlara yürek oynatan.
Ertuğrul Gâzi’nin dört bin yiğidi,
Komünist,feminist bin türlü belâ,
Öz köküme zehir döktü durmadan.
Kül türüm edildi bir bir istilâ,
Gerçeğin üstünü sardı toz duman.
Vatan,din diyenler sayıldı suçlu,
Ey gönlümü aşkına dilenci eylediğim,
Ey bahtımı ömrümün ilenci eylediğim,
Harut, Marut yenilmiş bu aşkın kudretine,
Benim yenilmişim çok mu vurulup suretine?
Sen alay et küçümse aşkımın saffetini,
Başıma taç eyledim ben senin iffetini.
Bir bahar, bir bahar daha diyerek,
Ayları ekledim yıllara bir bir.
Eski sevdalara veda eyledim,
Sarıp sarmalayıp tüllere bir bir
Geceler uzadı dertlere inat,
Gönül, senin derdinin dermânı yok,
Bile bile edeceksin tahâmmül,
Saplanmış bir kere bu zehirli ok,
Çıkar bir gün diye etme tahâyyül.
AYNIYLA VAKİ
Fitne sokup sonra birlik dediler,
Koalisyon düzen, dirlik dediler,
Devletin başını böyle yediler,
Geçmedeyiz milletçe bir ateş çemberinden,
Bütün moral değerler oynamada yerinden.
Pir Ahmet Yesvi’yi,Yunus’u, Mevlânâ’yı,
Yolunu aydınlatan rehber edindi Kayı.
Fatih Sultan Mehmet’ten, Yavuz’dan, Kanuni’den,
İbret almak dururken yâda özenmek neden?
Kan kırmızı bulutlar,ölüm saçmada rüzgar,
Her köşede vahşetin,ihanetin eli var.
Sevgi ırmaklarından sem-mi katil akıyor,
Beşeriyet cinnette, kanı kanla yıkıyor.
İSTANBUL’UN FETHİ
Yüce ceddim yeniden yazdı bir kutlu destan,
İstanbul’u kurtardı o köhnemiş Bizans’tan.
Hâlâ bülbüller öter o eski bahçelerde,
Karıncaya can ver, yapraklara renk,
Ve ölüme dur de, gücün yeterse.
Ezelden ebede uzanan ahenk,
Çevir elindeyse zamanı terse.
Yıldızları yok say öyle bak göğe,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!