boşluklarda dolaşırdık zaman zaman
bazen ileride, bazen gerilerde
yüzümüze vuran aydınlık ve karanlık iç içe
göğüs gererlerdi anlamsızlıklara
adım başı kavşaklar, köprüler, işaretler
bir seçim olarak sunulmuşlardı sözde
Sözden de öte sevdim seni,
Ki, susmayı hiç beceremezdim bilirsin.
Önceleri her şey, basit bir oyun gibiydi sanki
Saklambaçta en akla gelmez yerlerde
İlk ve tek bulduğum kişi sendin.
bir ada düşün, ağaçlar meyvesiz
bir sen, yalnızca sen
ve dört bir yanın, karanlık deniz
sonra yine sen, ve yine ada
duran zamanın esaretinden
kurtulamazsın, farkında mısın?
sanırım artık yavaş yavaş bırakma vakti geliyor
el ayak çekmenin, toparlanmanın
son baharın sis perdesi her yeri sarmış zaten
kış kapıya dayanmış sırasını bekliyor
çaresizliğin kıyısında artık tık yok
gelenlerden, göz içine bakarak gidenlerden
Sakladım seni en mahfuz yerimde
Artık baş başayız yüreğimde
Geceler sensiz daha bi karanlık
Ay saplanıyor gündüzlerime
Pencereye vuruyor yağmur damlaları
Düşersen ansızın hayallerime
Sabahın yeli ol yelkenlerime
Gözyaşı olup da ak yüreğime
Katrede yıkanır ömür eylerim
Süzüldü yokluğun düştü başıma
aslında her şeyin daha güzel olacağını düşünmüştüm
çocukluğum beni terk ettiğinde
Aşkımı yıllardır sakladım durdum
Seni sevdiğimi söyleyemedim
Teselli aradım hasreti buldum
Sana bağlandığımı söyleyemedim
Cihanda var olup ömür sürerken
Çok mu geciktik, sona mı kaldık
Düşünmeden edemiyorum
Oysa üç vakte kadar kavuşabilirdik aslında
Belki üç gün, üç ay, üç yıl, hatta üç ömür sonra
Kim bilebilirdi ki, kim bilebilirdi
Düştüm bir sevda yoluna
Düştüm bir sevda yoluna
Gam bağladı sol yanıma
Geceler gündüzüm oldu
Geceler gündüzüm oldu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!