Günler sonbahara göz kırpıyor
Geceler ise yıldızlara hasret
Hepsi dışarıda hapsolmuş
Ne gelesim ne de hevesim var
İçime sıkışmış çıkamıyorum
Ama öyle bir gidesim var ki
Lokma Tatlısı
'hayatın bir tarafına tutunmak gerekiyordu
bir ağacın köklerine tutunduğu gibi'
ne yani, anlamama imkan yoktu ki
sahipsizliği ve dünyaya atılmışlığı
süzülür hüzün sonbahar akşamlarında
ipekten çiçekler bahçesinde
ve hayaller yıkılır zamansız aşkın ertesinde
öyle bir aşk ki, sakarin tadında adeta
elektrikli şömine önünde içilen
bir bardak poşet çayın
Tadımlık bu hayat sensiz anlamsız
Mevsimler geçiyor, öyle amansız
Gidenler gitse de her şey zamansız
Sen yokken yanımda yüreğim dermansız
Gitme yanımda kal, çok özlüyorum
Kelebek pupası ıssız hücrede
Bedeni sarılmış beyaz örtüye
Kozanın içinde sıkışmış halde
Aynı benim gibi dayanamıyor
Günü gelince ise göçüp gidiyor
Uzaklarda kaldı artık gözlerin
Bir gittin bir daha geri dönmedin
Sensiz ne yaparım, hiç düşünmedin
Canımdan çok sevdim, anlatamadım
Soğuklar kurbanı gece buluyor
suskunluğun pişmanlığına kapıldık
bir sözcük dahi kurtaramadan yıkıldık
artık dönüşü olmayacak bir öykünün içindeyiz
şimdi yaz desen ne yazar, yastayız
sonra
'ölen öldü, kalan sağlar bizimdir' dendi ya
kor çölde bir vaha gibi
umarsızca bekliyorum
kervanlar gelip geçer
sabırla izliyorum
gözü gönlü doyurup
nemalanıp gidenlere
sokaklar biraz daha solgun bu mevsimde
dallar biraz daha kırılgan
yapraklar ıslak, düştü düşecek
ağır nefeslerde tükenir ansızın
umutların zamana yolculuğu
İlk gördüğüm günü hatırlıyorum,
Kendimi sessiz bir masalda buldum.
Rüzgârın bile sustuğu o anda,
Adını ruhuma yazdım usulca.
Sen içime doğan sevda güneşimsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!