Kendini yiyen hislerim ulaşıyordu tuvale
…: imge gibi oğulduyordu aşk güzelliğine
çoğalıyordu senli çiçeklere gelen arılarım
…:al ile bal arasında ak bir sevda çiçeğiydin
seni yaşamanın derbendinde büyürdü ormanlarım
…:yeşil bir ömre bürünürdü kavuşmalar
anlamsızlığında yanan bir ışığın ışımasında başladı ışkımız
tarifsiz kifayetler gibi gitmeye gittik kıyamete doğru
türkiye’nin düşünce labirentinde aşkın zikzaklarına aldırmadan
sevmeyi sevdikçe sevdik seve seve sevmeyi
öylesine değildi ölürcesine de değildi sevmelerimiz
paryasının paydalarında gözyaşlarını besleyecek kadar azizdi
Çevirecek yüreğim can kırıklarını. Hatalarımı topladım, keşkelerimi çıkardım, çarpıldım gidişine, bölündüm hayata… Gayrı dört işlemi can yüreğim de biliyor. Pi sayısında durdum. Bakış açılarının açılarını buldum, senle hep aynı bakışlarında,hep aynı ruhun üçgeninde tümlendik. Sayılar anlatamadı sevgimizi, sözcüklerle anlatılamadı hiçbir zaman. Sözlüklerde tanımsız bir aşk yaşadık tanımı yoktu o yüzden.
-Sen hep dizem oldum, hep imgeli bir kalışın ışığında ısıttın benimi.
-Beynimin ilimsiz gecelerindeki kadeh tokuşlarında eksik kalan anları çarptım bir gecelere. Hatalarımı topladım, sığmadı affetme defterine.
-Her sayfasına damlalarının değdiği yazısı dağılmış bir hata defterini silmek zor gülüm.
'o kendini biliyora ithaf'
şimdi uzak özlemlerin susamışlığındayım su üstüne su katar sevdam
yoksul uzakların zengin hasretinde seni bekler her anım
ezilmiş bir ruhun sosyal aynasında beni tara duruşunla
zevklerimizin haritasından önce bir sen şehri sonra bir ben başkenti
*Marj kendi mağlarını üretir.Farkındalık eş değerlerinde eşini eşey aykırılıklarda arar.
-Çaba,kırmızı rujlu bir kadın dudağı gibi bekleşir.
Öpülmeyi bekleyen öpüşme demi,beni süreğenlere atar.
Sende kalakalışım, poetik öpücükle başlamıştı.
-Ar-is-toyu.
Canlı umutlarla tutkunum sana
Her duygum seni izliyor
Seni esinlemekte esirce
Ismarlama ifadelerim
Senin için sihr-i kazaya uğruyor
Umut devrimlerim
Senden kalan her bakış ruhumun müzesinde
İlk yılımızda aldığın tüm hediyeler de orda
İlk ağladığın gözyaşların
İlk sarılışın
Benden uzak kaldığın soğuk kış geceleri de
Her şey orda, ben, sevdalar ve bir de gidişin
geldiler, yazgılıydı yazılıdan yeni çıkmış gibi bakıyordu güzel
çocuksu tavları yüreklere yengeç oluyor
büyük uzaklar kaçıyor kaçkınlarımıza bölece
ürperen mırıltıların martıları uçuyor aşkımıza
soluk amaçlar uğruna umurum değillerinde
sevgisi kırık bir aşkın ortasında
Kırık bir yüreğin mimarıyım. Kırık bir maziyle,kırık bir yürek bıraktım peşinde. Bu aşka layık olmayan şeylerin çok şeyiyim anla biraz. Sakın ağlama menekşeler tebessüm ederken yalancı baharımda.Kendi kendine kat atan bir yaranın gök’deleniyim.Uzadım gittim buhurlarınla özlemlerin arasına.
-Kendimi geçtiğim uçsuz bucaksız geçmelerin geçimsiziyim.
Bir tek kendimle geçinemem .Bir de sensizlikle.
*Ölümsüz kalan bağrı yanık demlerin özünden tözlerimi çektim.
-Metafizikten zahir şerbetler içtim okyanustan da büyülü aşk sularında. Sen sularında geçerken zaman durdu duruşumda.
-Durup saydım dalgaları, ben gerçekten hazların köpükçüsüyüm.
-Uyan Kendi Kedisi - Yarin ve yarın mutfağında aşk fareleri peynir bırakmadı.
Ona hissettiklerimi anlatamayacak kadar kibirliydim belki. Oysa aşk kibrin kibritini yakılmasını sevmez. Aşk gururun ortasında yakılmayı istemezdi. Yakılmış yanılgıları neden sonra anlarız ki?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!