Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

Bir kitabın yazılmamış sözleri gibiyim. Cümleler sözsüz, ben sensiz, uyuyan mürekkebin diliyim. En çok senin yazıldığın sayfanda uyuyakalmış hasretim. Hasretinin hecelerinde uyanmış kavuşmalarım, ayraç ile ayraç arasında sana söylediklerim peşimde.
-Sen kitapsız mısın ki aşkı bana böyle yırtık defterlerin sayfa aralarında veriyorsun.
-Ben hayaline gidecek değişken hayaller sunuyorum az dinle.

…: Bir fasulye tanesi olsan öncesizliğime ekilsen aşk olup yeşersen ve aşk adımıza Ayşe olup büyüsen ben de büyünce sarılacak sırık olsam, öylece sımsıkı nedensiz sarılsak. Bitkisel bir hale gelse tutkumuz.Sonra dimağlara ad olmak üzere tencerenin içinde teslim olsam sıcağına.Yansam buhurlu sevgiler içinde.İçimde kalanların,içinde geçenlerin kaynama noktasında güzel bir sevda yemeği olarak sunulsak, sussak, tatlara karışsak.
…:Sonra heyecandan dökülsek yeni aldığımız koltuğa.Koltuğun en güzel nakışında kalsa lekeler.Ne yapsak hiç silinmese,her baktığımda seni hatırlasam. Aşk da yürekte leke bırakır, tadın, adın koltukta leke bırakması normal.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sırlara sırrını açan açılmaz kapıların aşk ağzısın
Yaşanmışlığın simyasında seni bulur öz benlik
kader doğrusunda toplar işlemsiz sevilerim
düşlerine düşer kavım sonrası aşka yangın

aşk şavkında dirençlerini toplar geliş

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Duasız üşürmüş yalnızlık pırtısı. Sen içimde çoğalan pılım pırtımsın. Sen üşüme,özlemim, dualarım, sevgim, bekleyişim sana ısıtıcı kalsın.
*Sen tinsel yatağındasın.Işıklar söndü. Gözlerin aydınlığımızın ilk adımı. Sarılmak istemek bestesi içimde okundu.
Yoktun.
Krizantem kokulu hasretin bayılttı.Bir bahar aşuresi gibi içimde karışık hisler toplandı.
Kabuslarımın zikzaklarını oynayan kendine yabancı arzular şelalesi aktı erkek beynimden. Hormonlarıma kadar tesir etti.İç içe bükey hücrelerime kadar indi kaderin.
-Ayrılık emziğini ağzına alan İblistim sanki.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

dinlemekteyim içimin sızısını sazlar ile sözler arasında
özümün hevesinde açılan çiçeğin kokusuna sindi özlemin
yangınların öğretiyor yalnızlığı
soğuk düşler cenderesinde volta atıyor sensizlik
ben seni istiyor

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

En büyük yalanım en büyük yılanlarımın beni ısırdığı bir gitme gününde anlaşıldı.
Tutkularımızın gücünden zehirledi aşk.Panzehir bir zamanda girdin hayatıma.
İçimdeki hayvanların teptiği eskiz yaralarımın üstüne aklanmayı görünmez, saklanmayı olmaz sandık. Sandığında sakladığın ilk gecenin belgesinin kanıtlayan kızılların genç kız mühründe aklanmak sızısında vicdanım kitlendi.
Senden kaçtı mutluluk, hem güzel, hem kariyerli,hem İstanbul,hem yakışıklı şairin…Bu kadarı çok geldi huzura.Sen benden, kaçak hayattım.Kaderinde bir mevsim.Muson yağışları bitince giden,Alizeler esince gelen.
-Uçamazdık, kanat çırpıp uzaklaşamadık,kendi yazgımızın haritasında.Sen bana dünyanın ne güzel şehri olarak atlasıma işlendin.Ben sana aşkın,acının,uzatmadan bütün duyguların bülbülü olarak geldim.
Birbirimize katlana,katlana sardık hayat kutunumuzu.Hediyelik bir aşk değildi,ama hediyelik yaralar paketleyip gittik.Sıkışıp kaldık, kalmakla ile gitmek arasında.Sen gitmenin huzurunda beyaz bir geleceğin görünmeyen ışığına gittin.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Kalmalar yükü sırtımda. Gitmeler yüklü cümleler bırakmış.Eski yazıtlara benziyor.Okuyamıyorum sensizliği.
-Savurgan günceler peşime takılmış.Harfler seni mora taşısın derken,mors alfa’bendeki algıların zehri dökülmüş hayallerime.
Yalnızlığın yoksulluğundan harf harf yemiş benden uzak kalışları.
Kırınç bir metin gibi kırılmışlık okunuyor .Burma’da Budistlerin yaktığı herkes gibi bağrım yanık.Bütün dünya biliyor sensizliğin acısını; ama sen inanamadın.
-Hasretin yabancı dilini öğrendim, seni anlamak için.Kendine yabancı olan hasretine de yabancıdır, yabancı dil öğrenmeye gerek yok.
-Oyuncak olmasın duygular.Sevince insan çocuk kalır,oyuncaklar ister yani.Yani ; bakışlar, cilveler, dokunuşlar, masumluğu kapatan öpücükler ister.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Duyubilimciler duyun beni
Duyularımda duman var
Sevdalıyım, dumanlıyım
İçim aşka ıslandı
Yanardağlar oluşuyor yüreğimde
Gidilemeyen bir yar tutuluyor tutkularıma

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Baharın bardağından aşk -1

Kırlangıçlar kırılıyordu kırılışının gösterisinde
Kelebekler uçuşuyordu gün’eşimi canlandırmak için
Serçeler seriliyordu serpilişinin uçurumunda
Aşka helal olmak için benden helak oluyordun

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

23.23. 2010

Dar’alacağı vardı bu ruh künyesinin.Mutluluğu boş bir tenekeye bağlamış, kaderi koştur uğruna. Bir uğurböceği almış cebine,Saat olarak kullanırmış. Uğru tam ben geçiyordu ki aşk zil çalmış.
-Gitmiş açmış kapıyı. Kapı içinde kapı, o kapının içinde bin kapı. Arka arkaya açmış en son kapıyı açacakken.
-Bir ses:
…: Sen hangi senin kapısısın. Gönül, ruh, haz, ilim, keder, his, aşk, hazan, vuslat, yeniden kavuşma, binlerce kapı var; ama hangi sözün, hangi gözün, hangi ilimsel akışın, hangi kadın yüzün anahtar olacak.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Duru cümleler içmeliyiz, gereksiz sözcüklerin kirlettiği sevda kitabından.
İsimlerimizi kerpetenler,adıllarımızı t’eller,sıfatlarımızı yürekler sararken sen fiil olup zaman zarfı gibi sende eriyişimi bekleme.
-Gülmelisin köklerimde. Eklerime kadar aşk olmalısın.
Tebessüm sunmalıyız can kırıklarımda dans eden gerçeğe. Biraz geniş zaman kipinde kalıp mazinin diplerindeki can acılarının suyunu kurutmalıyız. Her deme ilaç olacak güleç çekimlerimiz olmalı.
Yok olmalıyız sözlerin özünde. Tine kadimler sunmalıyız .Kirlenmiş özbeniliğin sularında kendimize gelmeliyiz kader gibi.
Perçinlensin permalarım. Perişanlığımı sarsın aşkın aşkı. Üşütmesin beni kedersizlik.Bütün acıları peşin aldım. Zararına sensizlikteyim.

Devamını Oku