"KALP" Sevmekten yorulmaz.. "SEVENE" sebep sorulmaz...
~Mevlana~
Hiç:
- Kalp , sevmenin hiçliğini pompalar.İnsanı emer duygulardan.Sevgi, aşk, tutku, arzu, hislerin hiçliğini derler.Kalp, aslında içimizdeki hiçliğin sonudur.Orada başlar hiç olmaya meyli-zar.
İçindeki çocuk neden böyle yaşlı? Duyumların açlığında benim tokluğum yetmedi sana.
İnsanın yaşı kaç olursa olsun o çocukla gülümsüyor hayata. Güneşi,tutkuları ulaşılmazları o çocuğun ışıl ışıl gözlerinden görüyorum. Sevda yelim ilk onun saçlarını okşar.Nefesim onun sesinde heveslerini katlar.Ütüsüz umurlarım onun içselinde salıncak kurar.Beni sana aşılayan da oydu.Hatırlar mısın sabaha kadar telefon konuşmalarımızı.
İşe geç kalışlarımızı,o gün sersem sersem gezişlerimizi.İçine sordun mu? İç çocuğun yaşıyor mu bensiz.
Kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni diledi iç çocuğum. Ayrılırken aşkı inançsızlığa taşıyan ayyaş iç çocuğun değil miydi? Bir ömür içsel açlıkların derlenmişti.Bana açlıklarınla geldi.Bende yaşadın toklarını.Tokluğunun gözleri açıldı.Ar perdenden araklama arzulara gemiler yürüttün.
Sahi söylesene senin içindeki çocuk kaç yaşında? Bir de şunu söyle. O çocukla en çok neden gittiniz benden. Biz ki geceleri pay ettik ay ışıklarına. Yastığı, yıl ettik özlemlere.Karanlığı kara sevdaya dönüştürdü arzularımızı aruz vezni
Biz ki sözlerin közünde pişirildik sevda gelgitlerinde. Eksiksiz noktasız,notasız tutkulara tümlendik.Nutku tutulan anların isimsiz gelişlerinde yanlış yanışlar mı aldık ne?
sonuçları açıklanmadan, kalbimindeki volkanlar araşmadan
beklemelerinin faylarında ve sevmelerinin ayında yaryüzü olsan
bu bir kul ve üstelik erkek ve üstelik şeytani bir çığın altında kalmış
yalnızlık öpüyor dudağımdan
öpülen her sensizliğin dudağında hüzünlerin ve sensizliğin kışı günleri geliyor
Sonu belli olmayan bir aşk gibiydi yazdıklarım. Son bakışınla kaç ben öldürdün içimde bilir misin?
-Her damlan içimde okyanus gibi sardı yara parçamı. Her bakışın dalgalandırdı içimde sakladığım seni ve beni.
-Farklılıklarımızın farkında dile geldi çark edilişler.Farklı hale düşüşsüzümüzü yazıyor yazılmamış algılar.
-Benzersizliğin ben merkezinde, alınyazımızın alıntı yazısında kendimize gelişler artar.
..Ruha yazılan.............sevginin ezgisi...
..uzakların bulutlarında....yağmura ezgili
renkli bir sevinç; umut, umutlar zincirinde
ruhum kapkaranlık sensizlik sana ışıksız
umutlar bitmezlğinde ruhuma sen sosyolog
.hisler mutsuz ve arzular kaçtığı son gemi
S.E. L. V.İ. H.A.R
s…
bembeyaz imgelerin içinde çin gibisin anlatamadıklarını aşamadım
bilinçaltımın iç sesi gibi öylece akıyorsun dizelerimin dizine
bu yüzden yüreğine göre ayırdım şiirsel mevsimleri
aşkın son rengine boyayacak erek ve her gerek
Leylaların buğusuna hayatın özüne ardaş kılacak sonlar
belki de: tutkunun düşüne daldıracak bağlaç ve ağlaç
“
Sen,
Bedenimde bir yara gibisin;
Kaşıdıkça kanayan,
Kanadıkça kabuk bağlayan,
Koparma hissi uyandıran...
Delinin akıla aşk sunusu-1
İyi şeylerin köprüsünde deli dumrulum
Seni senden çok sevişim dışında yok kötülüğüm
Iskalanmış damlaların düşmesin düşlerime
Masalımda ölen perinin gözbebeklerini büyütme
-Sürdüm yüreğime yazgının yazılmamış meçhullerini. Mecburlarının çobanlığına başladım.Aklımın aç kurtları gezindi durdu doyumsuzluklar merasında.
-Acıkmış gönül perileri doyumsuzluklarının ilanını vermeye geldiler.
Aklımı çeldiler. Bir öpücük kadar dünyayı yakından tanıttılar.Bir erkeğin bütün erklerini alt üst eden şehirsiz ,isimsiz; ama aklı çeldiren istendikleri yaydılar.
-Kutsanmış uzakların vardı.Bekleyiş kızartılıyordu sol yanımda. Sen ile sensizlik yeşermişti nadaslarımda. Sana benzeyenler benzetme sanatı yaparak telmihini yüceltmek istedim sadece.
-Nidalarını sussun diye. Tenasüplerin münasiplerimi örtsün diye öyle sanatsız, kurgusuz, hazlara hazırlık dersi verdim Şehrinaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!