Yüzüm,çözümsüz günüme görünmez olur
Gözüm,,isimsiz gidişine gül olur solmaz bağrımda
Şimdi hayatım tümden kokuyor
Gök orada senin gibi yayılıyor yalnızlığımın üstüne
Yaralarımın söküğünü suskun lavların yamalar
Acıktırıyor vuslatını
Bir kelebeğin cesaretinde saklıdır şekerim.Güneş doğurdu bu sabah sensiz ilk bayramımı.Acılarıma serpen suların kristal öpüşleri yastığına kondu. Alyansımı aradım adının yazıldığı o tarihe. Tanımsız düşlerimizin bütün şıklarında en bilindik şıkkın şıklığında ütülü elbiseler altında ütüsüz yalnızlığım kırıştı. Bu bayram evimin yanındaki camide bayram namazımı kılacağım, beyaz bir güvercinle sana bayram mesajım gelecek. Benden bekleme başka mesaj...
Yitik dünlerimizin dönemecinde aşk kırığı aynalarımda şeker uzatan ellerin hayal olur fotojenik bir huzur olarak kalır oracıkta. Senden,teninden bir es olsun istedim.Yalnızca birkaç saç telin kalmış. Topladım hepsini.Beş tane, birisi beyazlamış…Bir şişede saklıyorum.Kucağıma alıp saçlarını okşadığım bayram sabahlarının resmi için onlar var.Şimdi şişeden çıkardım, dokundum onlara,beyazına dokunamadım. Acılar, kırılmalar, gidişler demek beyazlatmış bu genç yaşta. Bugünlerimizin sözlerinde, umarsızlığımız yaşanmamış çizgi filmi oynanır. Ruhumu saran bir hüznün hıfzında hafızamın hazinelerinde sensizliğin kara rengi kaplar duvarlarımı.
-Bu sabah bayram namazından sonra gelip kime sarılacağım.Kimsesizliğimin dili tutuldu.Zili çaldım açan yok… İçeri girdim,bütün odalara baktım yalnız sana aldığım oyuncak ayıcık orda.
-Oyuncak ayının gözlerinde yaşlar aktı.Senden öğrenmiş ağlamayı.
Ne yaptım konuşmadı,senin nazlarının hepsini toplamış.
-Nerde Nazlıcan…Nerde sıcak kucağım, nerde bu odanın, bu evin süt beyaz düşleri.Nerde yetim güzelin.
En acıtanın can çıtasındayım,canına hazan bağladı kader
o gidişlerin adressiz sızılarında kaldım kendime
arkana baka baka gidişlerin kalaysız tası gibiyim
gözyaşlarını içiyorum,kara bahtımın çeşmesi kururken
'o an' 'oracıkta' olamayışın nasıl anlatılır ki
öylesine kaldığım anın durması için dualardayım
Sensiz geçen zamanı ölüme saydılar, artık sensiz ölemem.
Susmadım ki..
___Yüreğimin biraz kendine dinlence. İçimdeki dilencilere sadakadır aşk.
Adı konulmaz,ruhu sunulmaz mecazi mürseldeki mürsel gibi senin yerini tutan perilerin benzersiz,isimsiz, izinsiz, sızısız yüreğinde oynadım.
've o kendini biliyora'
ismin yalın halini öğretti sensizlik
i hali..e hali...de hali...ve den hali...
aşk hali… özleme hali. Kavuşma hali derken
damlalarının suladığı vicdan tarlasının çiftçisiyim
ruhi ecza için seni ektim yar n’adasıma
yeşermiş bir gelecek gibi içimde meyve olmaya tatsın
hiç bilmediğin özelliklerim yasta
hiç yaşamadığın hallerim yasta
hiç gidemeyecekmiş gibi bende kalışın şokta
senfonik bir halsizliğin son ekinde
çoğul aşklar ve ayrılmalar kattın
imgelerse,ölgün heyecansız ve cansız sevmelerime bilendi
affa uğramış son hüznün kalesinden
bütün terk edilmişliğin okları bana saplandı
esrik oflamaların akışına sularım kaynadı
beyaz bulutun gözlerinden bakıyorum damlalarına
gökkuşağının asma köprülerinde ıslanıyorum sana
dokunuşunlar yeniden doğuruyor aşkı bana
bir ben ıslanıyor, bin sen için kuruyor
uslanmış iklimlerin aşk dili olarak öğretiliyorsun aklanmaya
bırakılmışlığın bıkkın çölünde kuruyor kaktüslerin
Rüyadan tetik düştüm bırakıp gittiğin kurşun arası,aşk aralarında.
- Yaralı bir ceylanın ürkek koşmalarında sana vuruldum.
Yırtıcı bir atmacanın aşk atışmalarında sıcak özlemlerinin kuluçkasında gördüm kalakalışını.
-Kokunu özledim beyaz teninle özdeş bir anı özetleyen geleceğinle.
Hayıflarımın okyanuslarında keşkelerimin romanını yazdım göz yaşlarınla Mürekkebim yoktu, kalemim mimlenmişti yaralarına. Kendimi yazıyordum dizelerle seninle diz dizeleri. Yollarını gözlemek gözlerini gözlemek arasında kendime bir Arasat sundum. Yarin mahşer olmalı , yarın son olmalı .Gayrı sensizliğe dayanamıyorum. Can çekişen bir sevda değil benimki,can içre cana aşk katan bir sevdanın diliyim, sözsüz kalemiyim, isimsiz adresiyim.
a) Hepimiz kardeşiz
sarmaşık ergen düşlerin gölgesinde üşür ihtilal yüzün
derin sülüklerin emdiği hangi vatanın aşksız yüzüsün
yapma gülücüklerle kaç bağrın içsel katilisin
çıkar ağlarının dinamitlerine basa basa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!