sisler içinde hislerin sarıyor sensizliğimi
sırma düşlerimi topluyor umudun esintisi
dağılmış özlemleri topluyor etik kurların
fidan belinin ölçüsünü almak istiyor ilk sarılışım
sonsuz bir heves, bir nefis imgesinde susmak
manalardan aşklara,aşklardan manalara ulaşmak
aç gözlerini aç özlerini aç açılmışı aç/ben geldim
rüyadır ördüğün ben
onsuzluk denizinde...
salıma binen sallanışlarındı
biraz su bir zerre zevk, biraz beklemek
suların üstüne aşk resmi çizen iki gözün aşkıydık
özlem sılası
EZGİ' YE
sevgi silgisi kullanarak
yazıyorum özseviciliği
satılık tercihler yerine
utulmuşluğun yüreğindeyim
Alışamadıklarımın nikotini ciğerimi eritiyor.Hamur yüreğimin mayasında gözbebeklerinden gelecek ışıltıda saklı.
Gelmenin engin denizlerine, amaçlarımla çoğalan derin mısraların dalgasına değecek zülf- i yare dokunuşun.Unutulmuş bir uzakta hıçkırırken, gözyaşlarının bir damlası değecek vicdanımın nadaslarına.
Gelişi güzel hasretlerin tortusu yaramın arasında kalınca,yaram kabuk bağlayamadı saza gelemeyen naz gülüm.Senli ummalar biriktirdim kavuşma ummanlarında. Musa’nın asasıyla böldüm sensizliğin Kızıldeniz’ini.Firavun güzel kızı,yine pervane olmuş beni senden koparan bir gece daha karalamak istiyor günah tahtamda.
Kara bahtımın tahtasına seni isminin üstünü çizmiş Nemrut’u kızı
Hazköz,İbrahim’i yakmak için yakılan ateşin ışığında kuş tüyünden bir yatak yapmış.Yaramın üstünü de kapatmış, gönül gözüm zaten kapalı. Ey yar,zevk Tanrıçası İsis’ten bir buselik an geldi.Bir kasenin içinde toplanmış arzular.Ben gayrı ben değilim demek.Yabansıl uçurumların ermişi gibi hazır gecelerin kurbanıyım sanki.
Sezen Aksu ile Aşkın Tera_pi hali-3
“gidiyorum butun asklar yuregimde
gidiyorum kokun hala uzerimde
sana korkular biraktim birde yeni baslangiclar
bir kendim bir ben gidiyorum”
Ona ruhumun yaralılarının iyileşmediğini söyleyin... Yarin yarası,nasıl iyileşir ki? Hangi hekim,hangi güzel ilaç olur ki?
Bir yere bağlanmanın gerektirmeyecek kadar içimdeki uçurumları eğiyorum.
Sensizliği, hayatımın sonuna kadar boşluğa,hoşluğa yuvarlama çabasındayım.
Gelme ve olmanın imkânsızlığı ile yüzleşmiş ve beni kimseler tanımasın diye tanımsız sevdalarda kayboluyorsun.
yeni yıl-eylül-aşk-huzura yamurumsu ithaf(
daha on ikine çok var aşk
Daha gelmeden 'özlerine mil çektiler',
güzelliğini gördüm diye...
Gül, aşk üstünde yazılamamış kırmızı bir şarkıdır
Dikenlerinde seni dinledim çiçekler aşka üşürken
Gittiğim her yerde bahardan bir yar var,
Yeşil gözlerinin sonsuzluğunu özetliyor tabiat
Ayak izlerini taşıyor ayrılığın kışından vaslının hoşluğunda toprak
Kısık hainliğin kavında beni yakmaya hazır güzeldin
Gömülü hiçliklerin sisinde beni görmedi gözlerin
Çılgın özlemin ejderhaları beni senden yiyorlar
kuyruğuna basmamalı arzuların son haline
bu yüzden yüzüm salyalara susamış seller
bu yüzden ellerim eller güzelinin kuyusuna kavim
' o kendini biliyora bilindik ithaf'
Güzelliğinin kokusu sinerdi suskun hayal evimin her görünmediğin anlara. ;
Seni özlerdim ruhun balkonunda mırıldardım bildiğim parçalarla.Paramparça olmuş hallimden öyküler içre öyküler sıralanırdı. Herkes bu kız çok güzel mi ki? Bu kadar yazılarında bitmeyen güzeli merak ediyoruz. “Leyla güzel miydi ki? Hani padişah merak eder,çağırır Leyla’yı.
Görünce,kara kuru, cılız,sıradan biri kız:Padişah Leyla’a bir sürü laf söyler,güzel olmadığını,Mecnun nerene takıldın falan filan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!