Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

acizler benim meczupluğumu dengeliyor
hayatın hatalarına hat çekiyor güzeller
yaşanmışa uzun redif olan romeo artığı anmalarda herkes
acı çekenlerin aşiret reisiyim
hislerimin denizi kurudu ben gemisi karada ayşe ankarada
tesbitlerimin tesbihini çekemez oldu al kaderim

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Hayrettin Taylan

Aşk toprağıyım
Seni ektim ömrüme
Tohum ol sevdamın filizine
Filiz’ler orman olmasın gönül dünyama

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

' o 'kendini biliyora..ithaf....



sen alt mısra ben üst mısra..
merhaba şiirim

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Bülbüller konuşmuyor gülünle. Solmuş yaprakların sayfalarında damlaların var diye yağmura alışmadı yalnızlığım. Her acının tanımını yaptı elemler. El olduk diye ellerini uzatmıyor ilk aşk,ilk bakışın, ilk el ele tutuşumuz. İlkler küskün. İlk kezlerin kezzaplarını sunuyor. Yakıyorlar gün görmüş özlemler. Bu giden, bu kalan ben miyim bilemedim.
-Suskunluğun inşaatı başladı inşa edemediğim sensizlikte. Sen misin yoksa senden kalan ben miyim uzaklığın mucidi bilemedim.

-Uzatsam bütün alemleri, elemlerime defter olur musun? Kalemimle yazılmamış yarınlar var.Yarin kokusuyla işlenmiş özlem dersleri var.
Cümlenin öğelerinde kaldık hep.
-Sen, yine, sen, özlediğim, istediğim, unutamadığım, aşki bir adıldan çok bitmez cümlelerimin yüklemiydin. Arasözlar, ara aşklar, ara cümlere yer yoktu.Yarin yüklemiydin.Ve sürekli öznemi vurguluyordun aşk gözlerinle.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Aşağıdan bir çığlık. Bekle geleceğim. Senin yerin var.Sen aslında bir sorusun.Sorunlarıma ve sorgularıma sargısın.Seni tanımsız gördüm.Sözlüklerde seni aradım.Tanımın yoktu.Yoksun.Var ediliş tümlenen br oyun mu? .Z inde olman gerek Zind Avesta’dan beri ruhsal bir duruluş ve duruş var.
Nerdesin? Neyin var? Ney çalar mısın özüne?
Burada olmak orada olmamaya benzemiyor.Ruhunun zikzaklarında adına kitabeler okundu.”Sen”,”sensizliğe” yapım eki.”Ben” bir adıl.
Kendi yerime geçtim
Kendim oldum.
Özledim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yanımda olmayışının yıl dönümlerde bir yanım daha yanıyor. Yandığım yan cümleler bir yar cümlesi eder mi? Yarıştığım, aşka barıştığım yüklemlerde yükümü soruyor sorgulayış.

Unutulma tepsinin içinde içi çürümüş bir meyve gibiyim. Çürüyüşüm sensizliğe, dimağın bitmezliğine.

Şimdi başka t’atların üstünde yürek yürüyüşüm.Koşmak ile yorulmak arasında bir de unutulmak var. Kendime kavuştum; ama sen yoktun.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

'o kendini biliyora sitem'

içi boşaltılmış bir hüzün yamacında üstüme kaya olarak yuvarlandın
ezilmiş bir çığlıkla sustum sana
ilgi bekleyen mutlu aynalarına yansıl olmak ışınıydım
keza bende insanım

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sorgusuz teslim olmuş bir bakışın gözbebeğiyim
sen bilemediğim gerçeklerde gizil bir deryasın aşka
sevginin damıtılmasından gelişlerin alışımına bir alışkanlık gibisin
tutuluşa şıradır sevi akışın
nice aranlık sorularla sardın sevdamı
en kötü bir film sahnesindeymiş gibi öylesine izlendim sende

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sana akan çağlayanlarımda yuvarlanmıyor özlemler...Adının yazıldığı anıt tepelerindeki aşk taşlarına yapışan tortu olmak ve aralarda yeşermek istedim sana. Sensizliğin alevinde donmak, bedeninin nemli sahillerinde gözyaşlarınla sana büyüttüğüm ormanların balta girmemiş dönüşlerinde erimek istedim. Tayini çıkmış rüyaların harcırahı olan hayalinde kalmak istedim, enlerin ölümsüzünü yaşamak isterdim damla damla. Tüm istediğim, el ele,dil dile, gönül gönüle, dudak dudağa beraber yaşlanmaktı seninle…Bir çocuk gibi,ruhumun uçurtmanlarını uçurmak istedim, yalnızlık meydanında.Annelik özlemlerin gözüme depreşir,bir bebek resminin üstüne göz yaşlarım akar, bebek canlanır,anılarımıza.Başlar ağlamaya.Sen bunca acının,sen bunca şiirin,sen bunca renkli yaşamaların, hayal kırıklarının babası, nerde bu annelik yüreği paslanan güzellin bebeği.Sen bebekken, başka bebekler kurtarmalıydı gidişleri. Bensizliği gören gözün olurdum,
Elin olurdum,el sallardık hesapsız ve yaşama bankasında tutkulara hesabı olan iki seven olurduk.
Ayağın olurdum.- Hatta ayağında kundura yar gelir dura dura türküsünü senin için çalardım,kısık,acılı,yürek burkan sesimle.Sözün olurdum,sözlenmiş,gözlenmiş sevmelerin aynasında taranmış; yalnız seni aramış sözlerde kalırdım.
-Bu seni isteyiş risalem neden böyle uzar gider uz gözlüm?

-Hayatım boyunca hep aynı kokuyu koklamanın “gül dini” neden acep?

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

*Tutuklu kalmak ilmi okuyan dudak uçlarında.Öpmek seni kitabın ortasından.En kutsal hazine gibi korumak seni bilincin kulesinde.
-Her şeyden ve her öteden önce, öncelerini ütülemek, kırılmışlığın kırışıklarını düzeltmek istedim.
*Leyla’nın eteğini giyip çölmüş gibi metropolümde gezme.
-Sevmişim bunu ilim açıklayamaz. Giyinik özlemler yaşamışım,soyunuk yaralarımı hor görme zelalim.
*Helalinde kök salan düşlerimden düşkünlük sayfamı yırtma.

Devamını Oku