Sensiz beyazlaşan saçlarımdan kara haber var.Biraz kendim gençleşiyorum.
-Neden nedir diye sordum ?
-Sorgulayışın aynası dedin.
Gülünde kızıl kıyamet koparan rengin enginlerin lirlerim artı. Felsefi lirikalar yazdım yazgıma. Likalarımda leyli hecelerin uzar beni sana aklar balballar.
-Ateşimin sıcağında kavruluyor sensizlik. Yanıp yıkılan bakışının ışığında teninin beyazlığı yok.Nef çalıyorum, ret alıyorum, Nefret ediyorum sen –ve den.
Bir yaralıya verdim gelemeyişlerini
ısmarladım ıslak özlemleri hasret havasında
talan olmuş gönül gecelerin yıldızında seni saydım aşka
anlatılmazlığın duruşmasında kendimi yargıladım aşka
gelişin ile gidişin tezgâhında kendimi sundum güzellere
bir ben alana, bir ben içre ben bedava
Kızıl, ruhu puslanan sözcükler arasında senli huzurlar diledim aşk mesnevisinden.
Islak sözlerinle kurumadı yaram. Denizim köpürür, damlaların akınca,yüreğim çoşar, vicdanımın kurumuş çayı kendine gelir ,dirhem dirhem sana akar dünyam.
Yalnızlığının duvarına yaslandım Mevlana’dan yazdığın sözlerin can evimin dukalarında okundu.
“Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşığın bütün sırları meydandadır” Sırlarımla sinirlerim arasında yangınlarına çaresiz kaldım.
-Kendi bilinç yanılsamalarında hayata tutunabilmek için sevda ocağında pişecek aşka mecburum. Sen aşktan çıkalı çok oldu. Sen aşktan öte bir duygunun duyulsama erincindesin. Sensizliğe geldim, sen kendine kumar oynarken. Oysa ömrün kumara karşı, sevda fenerin denizlerimdeki güzellerin gemilerini takip etmekte. Kıskanıyor musun terk ettiğin ermişini. Dudaklarına değecek başka bir dudağın sıcak mevsimine karşı mısın ? Aşka yeni tarifelerle iç içe benli örgüler örüp kendi yalnızlığına kurşun atıp durma.
beni de attılar aşk cennetinden
oysa ben tutkunun melaikesi olarak,ol vakilere seviydim
ütopik bir can öldü huriler mezarlığımda
derinlerden bir ses geldi sevdiğinin kentlerini yakıver
zaten Ankara ‘ en kara bahttan yakmıştım
Çankırı da ruh komşusu diye ilk kez yakıp şiire kazandırmıştım
Gelseydin “ben “ olmazdı aşka …
-Düşler çelim çelim gülüne sözleniyor.Kitap okuduğun günlerin mürekkep kokusu yayılıyor sevdaya.Kavruk umutlar yanıyor yüreğinin tanıdığım ilgilerinde.
-Anıların kıyılarında özlem kumlarına adını yazdım göz yaşların akıp sildi.
- Kendine çekilmiş yalnızlığın fotoğrafında kendimi sende buldum.
-Sarılmaya başladığım baş başaların en başında unuttum gidişini.
-Sen Okulu-
Lirik koynunda sıcağın dizeleniyor ömrüme
infilak etmiş hazlarım dizginleniyor özlemime
sislerin kapladığı hislerimin arasında sen
ütüsüz günlerim güneş doğduktan sonra başlıyor
güneş battı aşk battı ve kara yalnızlığın aynasındayım.....
gayrı yalnızlığımın atomlarında senli füzyonları çıkardım
kime baksam Nagazaki, senli naz aline
ölümsüz bir sevginin fay yatağında yüreğim sevili ve serili
beni aldı elemin cadısı
Şairden ilim gülüne ithaf...
Sevgiler su olur yüreğin akar ilim yoluna
En güzel gülücükler büyütür seni geleceğe
Varlığın ayna olur güzelliklere taranır sevenler
Dileğinin ırmağı akar sevdalara kalırsın sevde diye
Seferberliğe hazırmış doldurulan hazan kilerimizde ilk baharlar açılınca… Biz yangın sevdamızı beklentisizliğin durulanışında açtık.
Ay kraterlerinde bir tutam tutku ırmağı akar yalancı cennetimizin Kevserlerine. Yalnızlığımızı paklayınca, tenimizi yağmurlar aklaştırır.
Bir buluttan nem kapmanın kapanında çıkmalasın,nadas sevdamda in cin inci ararken, sensizliğin ırmağı çağıldayıp duruyor.Oysa yüreğimin tarlasında binlerce sen mahsulü yetişir.
Bu huzuru çıkan çivit düşler resitalinde nemli bir bulut olarak düşlerime yağıver. Kumruluğunun kuruttuğu uzak kalışlarımı, yanımda nefes alışınla şehri zar eyle.Şehrazat ol gecelerime.Her gece bin bir güzelin toplamından bir tutku sun bana.Bense ,seni anlamayan gaddarı olam.Kadarlanmış,kederlenmiş bir kaderin kare köklerinde,kök hücre uygulaması yap.Beklentisiz geceler sun her gece, her gece bin heceye böldür kendini.
Gülmeyi ve ağlamayı gül kurusu aralarına sakla.Biraz ağla; ama bana gülmeyi öğret.
Düşleri yırtılmış yaşamın döşeğinde bir gün gelirsin, bir gün gözlerime ışıldarsın,bir gün “ gün “ olmayı yamala.
Sey/Yar S’atıcı Mecnun
- Bir gülücük için aklını yitirdi. Yaşadığın mahallede belki seni görür diye hep seyyar satıcılık yaptı.Akli melekeleri oynamıştı.
-Ayşe fasulye der dururdu. Yalnız taze “Ayşe “ fasulye satardı.
Bugün var, yarin yok derdi. Yetişen alır, batan bir aşk gemisinin malları bunlar.
-Yalnız bende bulunur bu yara.Özel ruh bahçesinden toplanmıştır.Organik bunlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!