Sırlara sırrını açan açılmaz kapıların aşk ağzısın
Yaşanmışlığın simyasında seni bulur öz benlik
kader doğrusunda toplar işlemsiz sevilerim
düşlerine düşer kavım sonrası aşka yangın
aşk şavkında dirençlerini toplar geliş
kırılıp savrulduğun yer meçhuldur-adresi belli değil kaybolursun
künyesi olmayan bir neferin kalbi olur
isimsiz mezarlarda ve ilgisiz gitmelerde
kayıpsız bir gidişin künyesinde şevkimin penceresi açıldı
baş ucunda yedi yabancı sesler nefesler
isimsiz ve işsiz yürek erleri beni sana ucuruyorlar
'her gören göğsüme taksam seni der-kimi ateş gibi yaktın beni der-kimi billur bakışından söz eder......KİMBİLİR'
ahım gökyüzüne ulaşır, yağmurumsu bir hisleniş yağar
adım eylül hazan mevsiminin yağmur yüreklisi
.
bu mevsim kurak
hassas bir ruhun zedelenişine avcıyken tükenmişliğimin vicdanı esişi bitirdi
köşeli yalnızlığın söz arkasında sustu yanılgılarım
kahrın fitili yakan inşirah toplar beni senden
yarası sönmüş bir gülün kanadında yayılır kokun
istemeyi tüttüren umudun yansık sözlerinde
sana sırnaşır öbür dünyamın aşk ucu
beni sana tümler teyrine gelen hayır
yağmurla gönderdim sana yağmayana yağmurlarımı
her damla sana haber vereceklerdi
geldi mi
aldın mı
yagmurla beraber aldım ıslandım
ılık ılık ve her gönüle bir balık gibi
Yağmurun son damlasında gördüm seni
>Aynalara söyledim sensizliğin ölümcül olduğunu
>Günler bunu duydu ve ben her gün sana güneş,
>Mutluluğun tam kalbinde aşk ile aşk arasında
>Umutsuzca kalakaldım aşk ile aşk arasında
>Ruhun bana deniz olmak için akarken sen beklerken
anlatılmaz ancak yaşanır iklimine göçtüm
aşkı ,göz yaşlarınla ıslattığım nadaslarındayım
beni benden çalan sendin
Şimdi ne adın, ben kaldı
Şimdi, seni hep isteme hazanındayım
şimdi seni hep bekleme şafağındayım
Nabzım nazlarının nazımında asrın nesiri
…:üryan bir dizede üşüdüm kitap gözlerine
Düşlerin döllerinde kaçıyor yalnızlık
…:sensizlik kendi cenini öldürüyor böylece
Damlaların yamaçlarıma düşüyor
…: yaram heyelanının altında kalıyor
Yeni mevsiminde aşk sellerin durmak bilmiyor. Ruh kayamın gönül ırmağıyla sürükledi beni sensiz her eder, her keder,her anmaya değer.
Nemli bulut gözlerine aşkın imgeler sızdırdım, benli olasın,benli kalasın,beni alasın ali cenap buluşmaların bizli bulgularında saklayasın.
Uzandım ojeli narin ellerine el kızı elimi dokumadan başka güzellerin gözleri sensizliğimi dokumadan , okundum yüreğine, tost gibi sevdim dosttan öte ekmek halini.
Bıraktığın esintilerle açar dağ çiçeklerim,bu yüzden susuz ve sensizliğe zor alışıyoruz.İçli,yüreği roman kokan bir türküyle yaprak dökerler dağ çiçeklerim geceleri. Yoksun,diye yastığımda çiçek desenleri çiçek olur,sen olur, yalnızlık kokular yayar,gecemi alır uykusuz bırakır.Bırakılmış bir bırakılmışın birikmiş, kirlenmiş, kokmuş bir bıraktığın oluyorum.
Gonca gülleri kıskandırır sen onca buncalarımın soncularına sancılar eklerken,sevgin çok sesli,çok denklemli bir özlemin çözümünde kayıtsız kalıyor. Benzerlerimiz sıralanır, öncelerimiz.Hani her gün,nazlı bir kız çocuğu gibi sana aldığım çubuklu dondurmaları hatırlar mısın?
Dua eden bakışının filmindeyim. Ellerin açık, kendine yükseliyorsun.
Oysa arşa çıkmanın tek yolu birisinin seveni olurken onu da sevmektir.Sen içindeki kör gözbebeklerin görünmeyen gözü müsün?
-Sen içimdeki lal sözlerin çeşnisinden akan aşk çeşmem misin?
Yoksa kütürüm acıların gramerci misin? Bütün ayrılıkların dilinden anlar mısın?
-Mesele sevgilim senden nasıl ayrılabilirim? Senin gibi nasıl ayrık otların yabanında yaban bir domuz gibi gezebilirim?
*Ya da sen hala yüreğimdeki otlakların arasında gizlenen ürkek ve ben gözlü ceylan mısın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!