Ey Yâr!
Ezberimde, seher bülbüllerinin söylediği ayrılık nağmeleri var.Hüznün bestelerinde kalmış bir ses ağlıyor.
-Gözyaşını çekiyor gözyaşı yasası. Sen ağlak ve muğlak düşlerin
heybesini taşıyan algılar kraliçesi.
-Yitik umutların seyri seferiyim.İçimin yolları kapalı.
'o kendini biliyora'
Sen kayıp bir kayıptın ben tanınmış aşka ayıptım, düş şehrinde bir düştük
Hangi güle baksam senin bana açılmamış kızıllığın ötreşir
Yalnızlığın yakamozları vuruluşlarımıza umur olur kalakalırdık
Hayatımıza sızan her şeyin başlangıcı kendimizle başlar.Zihin alıştırdığımız duruşları serer. İçsel imgelemlerimiz var.Neleri yaşamak istersek onları kurgusuna yazılırız.Burada kader kendi milimlerini kısar.
*Kader, özgür nefsin eylemlerinde uzak kalır.
Bizi, çeken öznel çekimler araşır ve istendiklerimizde bizi bulur.Yaşadığımız nesnel olayların özü de içsel öznellerimizin nefsi izleklerimizden yola çıkmış.
-Zihin atlasımızdaki renklerin muharriri biziz.
-Görmezden gelmek, kendimize, başkasına biçtiğimiz öznel bir cezadır.Kesilmiş bir öçtür.Bunun savusu zor.
Acılar ıslanırken ruhumun yamacında, birikmiş sarılışların tüm anları toplar beni, benden ne kadar ben kalmışsa.
Utulmasız anları, kanmaları özlemlerin dağılmış grilerinde rengime dönüşüyor.Ha benim rengimi merak ediyorsan ben hep kara sevdaların rengiyim,ben hep aşk beyazların başlangıcıyım,hep sensiz kıpkızılların gül rengiyim,ben hep çakırkeyif hakilerin hakkısıyım,benimi tümler gökkuşağı … Ben ile sen arasında aratıl aşkkuşaklarında dehlizlerim yücelir.
Senli demlenmiş bakışların, tüm güzellerin gözlerinden akıyor ve içimdeki sen güzeli silinmiyor,hangi silgi akışına katılsam yüzündeki “ben”, kara sevdamı karalıyor…Ne yapmışım? Neden seni önce beninde öptüm ki…
Neden iksirli olduğunu söylemedin, hep beninden sözlü etti gidişlerin…
Sahi gözbebeklerin nasıl büyür beni hatırladığında bir şairin aşkı olmanın beyazlarında bazen en siyah düşlerin çıkmıyor mu hiç?
Bu sözcelerin layığı mıyım? İçindeki leylek neden gelip aşk bacama yuvanı yaptı,sensiz üşüyorum…Özlem sobamı yaktım,bacama yuva yapan leyleğin kuluçkada yuvasını bozmak istemedim.Üstelik iki yavru yapmış, her gün gidip bakıyorum biri sensizliğe çok benziyor, hep geliş tarafını gagalar, hep senin geliş tarafına kanat çırpar.Bir yavrudur aşk..
Çağır yeli ruhumun çölüne senden toz dumanlar uçsun
gözlerin bulsun gözlerini, sözlerin bulsun sözlerimi
Bir gülüşe sar sevdayı
yüreğinin titreşimlerini ekle yalnızlığın paylaşım sitelerine
dalgalar sun fenerlere, yakalım denizlere yakamozları ve yok olmazları
“lal sözlerin” beni düşlerine taşısın hayal kırıklıklarımın kayığıyla
*Ey Necati, yürü sabreyle elinden ne gelir
Hublar, cevr-u cefayı kime öğretmediler.(Necati)
Suskun özlemelerin dizelerinde mutluluk arıyorum.Bütün şairler beni anlatıyor gülüm.
-Yorgun, yenik, bitik gönlüme yamalar yapıyor
Uzaklaştğın her demde beni demliyor yalnızlık. Aşk yanığını iyileştirmek için merhmini bekledim günlerce. Meryem olup kendi kutsi kayıplarında acılarını aşırdın. Merhemin, endamın, yürek sihrinden medet umarak ummanlarımı büyüttüm.
Kabul et 'Günaydınımı'..biraz güneş, biraz bahar, birazda köpüğü var şarabın ve o içsel denizlerin içinde..
senin kıyındaydım dalgalanışını izledim
Şarabın köpüğü, denizin tuzu, azıcıkta hırçın dalgalar varken tenimde, sevgili, ey, sen nasıl uyandın güne..
yaprak yaprak açıp, kalakalmak isterim, çiğ damlaları alınmış, kuruyan teninde, ıslaklığıyla aşkın..
bekleyişimde bikri özlemlerimin andı olur musn
Yorgun ve yalnızdım. İki seçilmiş sözcüğün anlam şahı yapmıştın devrik cümlelerde.Yaramın yarısı kadar yardın dünyamı.
-Yarım kalmışlığın yarım elması gibiydim ademlik yolunca.
Yarim kalmış elmanın Havva’sı olarak kalmıştın ömrümce.
Ve kendimle misafirliğe yollamıştı sevdan.Şimdilerin şimendiferini sürem algılar makinistiyim.Hemzemin geçitlerinde sensizliğin işaretleri vardı.Sürgün ve süreğendi demir ağlarla dizilmiş yürek yolculuğum.
Hecenin gözleri üzerimde… Kelimelere sığışmış anlamlar cambazıyım.
İlim okyanusunda son damlanın küçük arif adasıyım. Aşk ile ilimi bir arada yürüten akılla kalbi tanıştıran tutku uzmanıyım.
yaralarımın sargısında adın paklanır
yar S/arma! yapar açlığımın üstüne
d/okunduğunda y/aram kapanır sensizliğe
B/ırak bu isimsiz bekleyişleri
Dinsin söylemediklerimin damlaları
azaptaki aşkın b/enliğimi yok eder
Düşe kertik aşka fercilik-1
Düşer zehrin yalanlarım yılanına
Yırtılır bahtımın iğne ucu hayatı
boyanır özlemin kendi panzehirine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!