Gecenin siyahlarındaki sökükleri ten renginle onarıyorum
Vazgeçilmezliğinin valsında kırık gönlüne ayak oluyor bam telim
Martılarla denizi huzuruna kavuştak kılıyorum
Yaşamak ile yaşanmak arasında nefes nefeseyim
Özlemek ile unutulmak arasından heves heveseyim
Suyla günlerin seviştiği bilinmezlik dalgalarında algılarım seni arıyor.
Damlaların namlu, sevmiyorcasına tavırların kurşun mevzide bekleyişim.
- Kahpe bir derinlik, sistemin sisleri, derin sülünler yar ile yargı arasında hezeyan.
-Sevgilim, bu yargılanışım etiğin yırtmaçlı eteğini giymiş. Kimin eli kimin cebinde bilinmiyor. Bu aşk yargılanışımız doğrularını kaybetti.
-Vicdan ile cüzdan arasında kanun yoksa söyle seni nasıl unuturum.
Fikri kurşunlardan vurulmuş yaralı bir beynin yasasında postalların gölgesinde sana içten bir aşk diledim.
Hüzün salıncağım bulutlara asılı, nemli bakışlarından eklenir akışlar.. Delirmiş özlemler ve seni unutamayan fışkınlarımın sesinde kalırdım nicelerinde.
Yüreğimdeki pervane sızım sızım sızlıyor, sensizliğin süzgecinden geçerken. Beklentiler,ekleniyor,ruhun vahalarına, gözyaşı nehrinin taşkınlığında yaralarımın Salı batıyor sineme.Yabansı bir hazın zimmetini ele geçirdi susmalar.
Gençliğinin tüm ayrıntılarını araştırıyor aşk.Gerçekten bir insan bu kadar sever mi?
Bu soruya milyonlarca his cevapsız kalıyor. Bu gönül imzası benim mi?
Ruhuma dolar, köstekli saat gibi gözyaşlarının damlası. İçimdeki hüzündenizi sana bağlar İstanbul Boğazımı.Kirlenmişliğin bütün suları akar sana doğru.Aşk beklemiyormuş oysa beyaz sularımızı,hüzünlerini kalbinde iyi sakla bari onlar kirlenmesin.
Bam tellerinden dökülen nağmeler, anonim sulara güftelenmiş gibi yüreğimi senin dalgalarına doğru hızla atıyorlar.
seni kısmetsizlikler ülkesinde
kendisizlik sessizliğinde
kendime sormadan unutmak istedim
unuttum ama kendimi
seni unutmak için henüz yaşlanmadı sevda
'Her sözcenin 'kutsanmış ' aşk içeriklerinde...
Atıl-dı alıngan gitmeler
Aşktan _yana. Yan yana yanmak
duyumsayış/tutkuya olanağım varsa varım
Sözcelerin üşümüş/ dövülen cümlelerde sen yoksun
Can_damarlarımdan 'ab-ı hayatım'... pınar
ağlayan bir yaranın kabuğuna yazıldın
hep ruh dışımdan kanayacak için
la denilen aitlerinin lahitler mezarlığında
eskiz bilincin cinleri uyandırır sensizliği
heba olmak için aşka
- Senle, soluk aldıklarım mil çekmiş dünyama, mil çekmiş kara bahtıma.
Dirhem dirhem gidişin bulaştı hasta yüreğime. Kanamalı bir aşk hastası oldum. Severek eridim yokluğuna. Hiçbir güzelin ilacı yüreğime ilaç olmadı.
-Güzlerimin gözlerinde çiçekler açıldı zambak zambak,sen seviyorsun diye
-Yanıldım baharlarda,üşüdüm aşkın buzullarında.
-Çağır ateşleri!
-Yak! Bu yüreği, yak bu sevdayı, yak , geleceğini.
Kendimle savaşan sözlerim var. Sözler arsız ve hırsız mı seni cümleden çalıp duruyorlar.
*H’anilerdeyim.
-Hani gözlerin dolar ağlamazsın ya …Her acıda sen filmi oynar içimde.
-Hani ağlamak istersin ağlayamazsın ya…İşte yasaklı damlaların sözsüz ummanayım.
-Ummadıklarım orada başlar. Yenildim ıslak demlerine.
yapayalnızlığın hıçkırık demindeyim
gülmenin yakıştığı aşk definesiyim
gülemiyorum
oysa gül yüzünden dünyalar derledim
oysa güleç halin son aynasıydım
yüreğin t’aranıyordu ta benden
Dinlediğim kavuşma şarkılarında erimelerimi hızlandıran bir halin kalışındayım.
-Narlar dökülür güzellerin bağrında, güzelleri üzecek şarkılar besteler uslanmazlığım.
Tane tane açılımlarımın açısında doğrularım çözümsüzlükleri çözmez oldu.
- İki kadın arasında “dın” olmak üzereyim. Bir yaramın kabuğuna kadar yazılan, biri yaralanışımın kabuğunda yazılan şifreli uzak aşk kanallarında açık olan..
-Biri sosyolojik permalarımın en anlatılmaz sızılarında unutulmaz olarak kalıyor. Diğeri, aşk imparatorluğumun gerileme döneminde kraliçe olarak bahtımın tahtına oturdu.
- Ben sevmenin ermişiyim. Dergahıma ruh eteği perelermiş güzeller mey sunarken, ben yalnız aşka sarhoş oluyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!