Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

Bülbüller konuşmuyor gülünle. Solmuş yaprakların sayfalarında damlaların var diye yağmura alışmadı yalnızlığım. Her acının tanımını yaptı elemler. El olduk diye ellerini uzatmıyor ilk aşk,ilk bakışın, ilk el ele tutuşumuz. İlkler küskün. İlk kezlerin kezzaplarını sunuyor. Yakıyorlar gün görmüş özlemler. Bu giden, bu kalan ben miyim bilemedim.
-Suskunluğun inşaatı başladı inşa edemediğim sensizlikte. Sen misin yoksa senden kalan ben miyim uzaklığın mucidi bilemedim.

-Uzatsam bütün alemleri, elemlerime defter olur musun? Kalemimle yazılmamış yarınlar var.Yarin kokusuyla işlenmiş özlem dersleri var.
Cümlenin öğelerinde kaldık hep.
-Sen, yine, sen, özlediğim, istediğim, unutamadığım, aşki bir adıldan çok bitmez cümlelerimin yüklemiydin. Arasözlar, ara aşklar, ara cümlere yer yoktu.Yarin yüklemiydin.Ve sürekli öznemi vurguluyordun aşk gözlerinle.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Aşağıdan bir çığlık. Bekle geleceğim. Senin yerin var.Sen aslında bir sorusun.Sorunlarıma ve sorgularıma sargısın.Seni tanımsız gördüm.Sözlüklerde seni aradım.Tanımın yoktu.Yoksun.Var ediliş tümlenen br oyun mu? .Z inde olman gerek Zind Avesta’dan beri ruhsal bir duruluş ve duruş var.
Nerdesin? Neyin var? Ney çalar mısın özüne?
Burada olmak orada olmamaya benzemiyor.Ruhunun zikzaklarında adına kitabeler okundu.”Sen”,”sensizliğe” yapım eki.”Ben” bir adıl.
Kendi yerime geçtim
Kendim oldum.
Özledim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yanımda olmayışının yıl dönümlerde bir yanım daha yanıyor. Yandığım yan cümleler bir yar cümlesi eder mi? Yarıştığım, aşka barıştığım yüklemlerde yükümü soruyor sorgulayış.

Unutulma tepsinin içinde içi çürümüş bir meyve gibiyim. Çürüyüşüm sensizliğe, dimağın bitmezliğine.

Şimdi başka t’atların üstünde yürek yürüyüşüm.Koşmak ile yorulmak arasında bir de unutulmak var. Kendime kavuştum; ama sen yoktun.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

'o kendini biliyora sitem'

içi boşaltılmış bir hüzün yamacında üstüme kaya olarak yuvarlandın
ezilmiş bir çığlıkla sustum sana
ilgi bekleyen mutlu aynalarına yansıl olmak ışınıydım
keza bende insanım

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Bakışımın sessizliğini betimleyen ilk bakışın yok.Kime baksam gözlerinin nemleri akıyor yarama.Islanıp kendime hayaller ısmarlıyorum.
G’özlerimin ortasında kalıyor kalakalışım.Sözlerinin perdesini açıyor acılarımın baş rolünü oynayan sensizlik. Sensizliğinin üçüncü yıldönümünü kutluyor yıllar, unutamadıklarım, yaram, senli aram.
*Mum bu sefer dip boylarımı eriten acıların dibine eriyor. Pasta yok, yasta olan ben var.Acılar yiyor beni. Damlaların toparlıyor günü.Alkış yok, kutlayan yok, acıklı bir hayalin son aynasında uyanıyorum seninle; ama yeni sensiz.
*Yıkık ruh kentime gelmiyor güleç yüzün.Yüzsüzlüğümün yözölçümü gittikçe daralıyor Dara.
-Naralarım şiirlerin imgelerinde metafizik ses oluyor.Beni bulmanın bulmacasını çözemiyor çözümsüzlük girdabı.
*Sorular arasına sızan ayrılığın siyah karelerin var. Kim ile kimsin arasında seni arıyor sensizlik.İmkansızlığa sızıyorsun.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

eski bir gömleğin güllerini göğsüme gömdün
sensizliğe kan vereceğim şırıngan var mı sevgilim
aynı filmin bu sefer figüranıyım perilerin dudak uçlarında
uçurumları çeker hazın canı
canımları çeker kanıma benzerlikler
içbükey ruhumun suskuları akar yakar ben’den öncesini

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Özlemin allarıyla yıldız çarptım sana çarpıldığımda
onsuz bir yaşanılırlığın özlerini gönül çağına ekledim
serpiştirdim kendimle henüz sensiz olmayan seni
ilgiyle karılmış yaşam fünyesinde aşkın alevlere raks sunar
Işıklar açarak yürüdüğümüz kalp ile kalben arasında karanlığındayım
Biraz dön bak gül canım

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Geçmişin yıldızları altında vefayla sarmalıyor Samanyolu beni.Yıldızlardan seni silmiştim, ayın kraterlerinde biriken gözyaşlarını içmiştim kana kana, yana yana...İsimsiz bulutların buhuruna seni yazmıştım ve cemrelerim suya düşmüştü …
Sen yarından daha yarın yağacaksın kara bağrımın toprağına…Kurak sevdalarımda aşk gülleri kurudu.Dikenlerim bile batmıyor yarların sinesine. Damla gülüşlerini saklarsın,seninle saklandığım aşk mevzilerinde.Yeni yapılmış bir silahın namlu ucu kadar tedirginim biraz. Nereye, hangi can yüreğe tesirim olacak bilmiyorum. Dedim ya çok yeni bir silahım,en iyi ruh özelliklerimle hangi kalbin ortasına düşeceğim belli değil bilesin.
-Bir uçağın kalkışını ve inişini yaşayan herkes kadar, tedbirli ve ürkek bir haldeyim; ama sensizliğin ürkekliğinde hiç korkmayan ceylanlar dolaşır aslanlarımın tavında.
-Sen kovalanmaktan vazgeçmiş gibi geçmişinin kırık kanatlarınla yalnızlığım üstünde uçuyorsun. Oysa gizli incini bulur, incittiğim yüreğim.
Sözlerinin dereleri kül aksın, ateş dünyama.Kül ile ateşin ramında rükuda kalsın özlemler.
Sensizlik devrilir sessiz kadehlerde gün olur aşka,kalır kalışların.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Bir yaralıya verdim gelemeyişlerini
ısmarladım ıslak özlemleri hasret havasında
talan olmuş gönül gecelerin yıldızında seni saydım aşka
anlatılmazlığın duruşmasında kendimi yargıladım aşka
gelişin ile gidişin tezgâhında kendimi sundum güzellere
bir ben alana, bir ben içre ben bedava

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Kızıl, ruhu puslanan sözcükler arasında senli huzurlar diledim aşk mesnevisinden.
Islak sözlerinle kurumadı yaram. Denizim köpürür, damlaların akınca,yüreğim çoşar, vicdanımın kurumuş çayı kendine gelir ,dirhem dirhem sana akar dünyam.
Yalnızlığının duvarına yaslandım Mevlana’dan yazdığın sözlerin can evimin dukalarında okundu.
“Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşığın bütün sırları meydandadır” Sırlarımla sinirlerim arasında yangınlarına çaresiz kaldım.

-Kendi bilinç yanılsamalarında hayata tutunabilmek için sevda ocağında pişecek aşka mecburum. Sen aşktan çıkalı çok oldu. Sen aşktan öte bir duygunun duyulsama erincindesin. Sensizliğe geldim, sen kendine kumar oynarken. Oysa ömrün kumara karşı, sevda fenerin denizlerimdeki güzellerin gemilerini takip etmekte. Kıskanıyor musun terk ettiğin ermişini. Dudaklarına değecek başka bir dudağın sıcak mevsimine karşı mısın ? Aşka yeni tarifelerle iç içe benli örgüler örüp kendi yalnızlığına kurşun atıp durma.

Devamını Oku