Farkın en mavi ikliminde yangınlarına düştüm,düşlerim yandı sana
Aşk rüzgârlarına karıştım,saçlarının esintisinde özlem yurtları buldum
Tanınmış sevdana döndüm yüzümü, pes etmedim,paslı uzaklardan
Maviye çalar gözlerinle kuruldun sevda otağıma,
Anlatılmaz şimdi en gizli yerimdesin,susmanın suyundasın
Nergisler açar gelişlerinden,seni bekler özlem kentim
Kendine insan olmak kaynağını soruyor sorgulayış.Kaybettiğimiz onca alışkanlığın gölgesinde modernite edilmiş etiğini etlerin sıcağına bırakmış iç güdülerin güttüğü oncaların oncası yeşerir kara bahtımızın üstünde.
-Üstün olan ile üstünde olmayı yaşıyoruz. Üstünlüğün çıplak cümlelerinde en üste olmayı güder olduk. Kim ile kimlik arasında sızan kendini kaybediş pusulasında pusu kurulmuş.
-Sevmek bile sevmeye fayda. Hangi soya ait belli değil soysuzluklarımız. İnsan ile insani kalmak arasında kalmamışlarımız var.
-Önyargımız önden başlar bizi ruhu ezmeye. Ötekileşmenin
tartısında kaybedenleri darası yok. Kazananlar her hazı kazanç kapısı olarak görmeye yaşayan kör kütük.
-Firar ettik Ayşe’ttin
*Ey Necati, yürü sabreyle elinden ne gelir
Hublar, cevr-u cefayı kime öğretmediler.(Necati)
Suskun özlemelerin dizelerinde mutluluk arıyorum.Bütün şairler beni anlatıyor gülüm.
-Yorgun, yenik, bitik gönlüme yamalar yapıyor
Uzaklaştğın her demde beni demliyor yalnızlık. Aşk yanığını iyileştirmek için merhmini bekledim günlerce. Meryem olup kendi kutsi kayıplarında acılarını aşırdın. Merhemin, endamın, yürek sihrinden medet umarak ummanlarımı büyüttüm.
Kabul et 'Günaydınımı'..biraz güneş, biraz bahar, birazda köpüğü var şarabın ve o içsel denizlerin içinde..
senin kıyındaydım dalgalanışını izledim
Şarabın köpüğü, denizin tuzu, azıcıkta hırçın dalgalar varken tenimde, sevgili, ey, sen nasıl uyandın güne..
yaprak yaprak açıp, kalakalmak isterim, çiğ damlaları alınmış, kuruyan teninde, ıslaklığıyla aşkın..
bekleyişimde bikri özlemlerimin andı olur musn
Düşe kertik aşka fercilik-1
Düşer zehrin yalanlarım yılanına
Yırtılır bahtımın iğne ucu hayatı
boyanır özlemin kendi panzehirine
Yorgun ve yalnızdım. İki seçilmiş sözcüğün anlam şahı yapmıştın devrik cümlelerde.Yaramın yarısı kadar yardın dünyamı.
-Yarım kalmışlığın yarım elması gibiydim ademlik yolunca.
Yarim kalmış elmanın Havva’sı olarak kalmıştın ömrümce.
Ve kendimle misafirliğe yollamıştı sevdan.Şimdilerin şimendiferini sürem algılar makinistiyim.Hemzemin geçitlerinde sensizliğin işaretleri vardı.Sürgün ve süreğendi demir ağlarla dizilmiş yürek yolculuğum.
Hecenin gözleri üzerimde… Kelimelere sığışmış anlamlar cambazıyım.
İlim okyanusunda son damlanın küçük arif adasıyım. Aşk ile ilimi bir arada yürüten akılla kalbi tanıştıran tutku uzmanıyım.
yaralarımın sargısında adın paklanır
yar S/arma! yapar açlığımın üstüne
d/okunduğunda y/aram kapanır sensizliğe
B/ırak bu isimsiz bekleyişleri
Dinsin söylemediklerimin damlaları
azaptaki aşkın b/enliğimi yok eder
Rindin pusulasız gerçeğiyim-1
nur pınarının kıyısında yeşeren filizin mecnun dimağıyım
feyz alemlerinin rindiyim,s’onsuzluğumu tümler bilgeliğim
iksirini yüreğinde saklayan sakinin ceylan sözlerinde başlar anlamlarım
beni anlamak değildi aşk ya da şiir
Vicdanım kuruyor sensizlik kumsalında
Kum kum gidiyorum senden defolu sözlerinle
Kırık bir mazinin mahyasında yazılır adım
sensizliği mayaladım yeni aşk şehrine
içimi kavuran tutkun bitti
gönlüm hasret duvağını saklamıyor
9.yaşın kutlu olsun şiir yürek
Sevgi aynası bu gece üşümüş dağlarına
Eskimez güzelliğinle kayıp düşlerin yeşerir orda
Neşenle şarkılar okuyacak huzur ve sevgi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!